Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2015/10 E. 2015/226 K. 20.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10
KARAR NO : 2015/226
KARAR TARİHİ : 20.01.2015

İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : … Ağır Ceza Mahkemesi’nin
Suç : Zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapma

İtiraz yazısı ile dava dosyası incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) KONUYLA İLGİLİ BİLGİLER :
Zincirleme suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık … hakkında … Ağır Ceza Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonucu 18.02.2014 tarihinde 2013/502 esas ve 2014/105 karar sayı ile verilen mahkûmiyet hükmü sanık tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce 11.11.2014 tarihinde 2014/4363 esas ve 2014/12558 karar sayı ile sanık hakkındaki hükmün onanmasına oyçokluğuyla karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Dairemizin kararına itiraz edilmiştir.
B) İTİRAZ NEDENLERİ :
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz yazısında özetle; “Yüksek Daire’nin onama kararının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Zira TCK’nın 43. maddesinin uygulanmasına ilişkin yerel mahkemenin kabulü yerinde değildir. “Gizli soruşturmacı” 5271 sayılı “Ceza Muhakemesi Kanunu”nun 139. maddesi ile “Ceza Muhakemesi Kanunu’nda Öngörülen Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi, Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme Tedbirlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik”in 23-28. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu hükümlere göre; Soruşturmacı, faaliyetlerini izlemekle görevlendirildiği örgüte ilişkin her türlü araştırmada bulunmak ve bu örgütün faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili delilleri toplamakla yükümlüdür. (CMK 139/4; Yönetmelik 27/1)
Gizli soruşturmacının görevi, soruşturma konusu suçun işlenip işlenmediğini, işlenmiş ise işleyenin kim olduğunu belirlemek ve bu konudaki delilleri toplamaktır. Gizli soruşturmacı bu görevini yerine getirirken suç işleyemez, başkasını suç işlemeye azmettiremez.
Devletin temel görevlerinden biri de “suç işlenmesini önlemektir.” Devlet görevlisinin bir kişinin daha fazla ceza almasını sağlamak için onu bazı hareketleri yapmaya yönlendirmesi ve ona bunun için fırsat vermesi kabul edilemez. Aksi halde gerek Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesi gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde öngörülen “adil yargılama” hakkı ihlâl edilmiş olur. Esas olan gizli soruşturmacı olan görevlinin bir suç işlendiğini tespit ettiğinde suç işleyeni yakalayıp yargı önüne çıkarmasıdır. Oysa somut olayda, gizli
soruşturmacı 26.01.2013 tarihinde sanıktan 15 TL karşılığında MDMA içerikli hap almıştır. Böylece sanığın “satmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurma” suçu belirlenmiş ve delili elde edilmiştir. Buna rağmen gizli soruşturmacının sanığı yakalamayıp 19/02/2013 tarihinde 15 TL karşılığında uyarıcı hap alması hem gereksizdir hem de görevi kapsamında değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle gizli soruşturmacı tarafından sanıktan MDMA içerikli uyarıcı hap alınması ayrıca suç oluşturmayacağından, zincirleme suç hükümleri uygulanarak sanığa fazla ceza verilmesi yerinde olmadığından yerel mahkeme kararının bozulması için itiraz etmek gerekmiştir. ” gerekçesiyle sanık hakkındaki hükmün bozulması istenmiştir.
C) İTİRAZIN VE KONUNUN İRDELENMESİ :
Dairemizin itiraza konu kararının, itiraz yazısında ileri sürülen tüm nedenler tartışılıp değerlendirilerek verildiği ve kararda bir yanlışlık bulunmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı yerinde görülmemiştir.
İtirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesine karar vermek gerekmektedir.
D) KARAR : Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının yerinde görülmediğine,
2- 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, itirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE,
Başkan vekili…’nın karşı oyu ve oyçokluğuyla, 20.01.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Dairemizin 11.11.2014 tarihli 2013/502 esas ve 2014/105 karar sayılı kararına yazdığım karşı oy yazımda belirttiğim nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının kabülüne karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden, çoğunluğun aksi görüşüne katılmıyorum. 20.01.2015