Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2015/2681 E. 2015/33220 K. 08.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2681
KARAR NO : 2015/33220
KARAR TARİHİ : 08.12.2015

Tebliğname No : KYB – 2015/99454

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İncelenen dosyadan;
a) Karşıyaka 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nce 28/11/2008 tarihinde 2008/862 esas ve 2008/1342 karar sayı ile sanık Murat hakkında TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeden kesinleştiği,
b) Kararın infazı sırasında, Karşıyaka Denetimli Serbestlik ve Yardım Şube Müdürlüğü’nce sanığın usulüne uygun tebligata rağmen 10 günlük süre içinde şubeye başvurmadığının bildirilmesi üzerine, Mahkemesi’nce 06/04/2012 tarihinde 2011/702 esas ve 2012/601 karar sayı ile sanığın TCK’nın 191. maddesinin 1. fıkrası ve 62. maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine hükmolunduğu ve hükmün kesinleştiği,
c) Erteleme kararının infazı sırasında, hükümlünün denetim süresi içinde “suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi” suçunu işlemesi üzerine, aynı Mahkeme tarafından 23/05/2014 tarihinde 2011/702 esas ve 2012/601 karar sayılı ek karar ile 10 ay hapis cezasının aynen infazına karar verildiği; Cumhuriyet savcılığınca yapılan başvuruda, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değişik TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrası uyarınca erteleme süresi içinde işlenen uyuşturucu madde kullanma fiilini ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, eylemin suç olmaktan çıkarıldığı belirtilerek, uyarlama yapılarak adı geçenin beraatine karar verilmesinin talep edildiği,
d) Karşıyaka 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nce 02/07/2014 tarihinde 2013/35 esas ve 2013/414 ek karar sayı ile “6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile hakkında tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilen kişilerin, bu kararın yerine getirilmesi sırasında yeniden uyuşturucu kullandığından bahisle dava açılan ve ceza alan hükümlüler bakımından lehe kanun durumundadır. Zira bu durumdaki kişiler, söz konusu eylemi 28/06/2014 tarihinden sonra işlediklerinde, haklarında soruşturma ve kovuşturma yapılamayacaktır.” şeklindeki gerekçeyle sanığın beraatine karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «6545 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesi ile kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma eyleminin suç olmaktan çıkarılmadığı, tam tersine 1. fıkraya göre, 1 yıldan 2 yıla kadar hapis olan müeyyidenin, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası olarak artırıldığı, ancak anılan maddenin 2 ve devamı maddelerinde soruşturma
aşamasında olan dosyalar için kamu davasının açılmasının ertelenmesi müessesesinin getirildiği, aynı maddenin 5. fıkrasına göre de aynı suçun erteleme süresi içerisinde yeniden işlenmesi halinde ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağının hüküm altına alındığı anılan maddenin 9. fıkrasında ise,” Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hallerde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır”, şeklinde düzenlemeye yer verilmiş olduğu, somut olayda sanık hakkında deneme süresi içinde uyuşturucu madde kullanması nedeniyle yükümlülüğünü ihlal ettiğinden dolayı tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kaldırılarak hapis cezasına hükmolunduğu, deneme süresi içerisinde uyuşturucu madde kullanmasından dolayı açılmış ayrı bir dava olmadığı, aynı eylemden dolayı yapılan yargılamanın devamı niteliğinde olduğu, bu durumda eylemin suç olmaktan çıkarılmasından bahsedilemeyeceği, ancak 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/9. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanabileceği, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarında kazanılmış hak olmayacağı kuralı da göz önüne alındığında, hakkında verilen hüküm kesinleşerek infaz aşamasında olan sanığın beraatine karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında, isabet görülmemiştir. denilerek, Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25/09/2014 tarihli ek kararının bozulması istenmiştir.
Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;
a) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle daha önce tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, karardan önce 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesi ve aynı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına”,
b) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine”
Karar verilmesi gerekirken, eylemin suç olmaktan çıktığı gerekçesiyle beraat hükmü kurulması yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görüldüğünden; Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25/09/2014 tarihli 2011/702 esas ve 2012/601 karar sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 08/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.