Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2015/3284 E. 2015/31878 K. 22.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3284
KARAR NO : 2015/31878
KARAR TARİHİ : 22.06.2015

Tebliğname No : KYB – 2015/128442

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İncelenen dosyadan;
a) Adana 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nce 01.04.2010 tarihinde 2009/1571 esas ve 2010/360 karar sayı ile verilen, H.. Y..’ın TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca sadece tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ilişkin kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
b) İnfaz aşamasında Adana Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nce 06.08.2010 tarihinde yapılan tebligata uymadığının bildirilmesi üzerine, Mahkemesince 20.04.2011 tarihinde 2010/2009 esas ve 2011/1211 karar sayı ile hükümlünün TCK’nın 191. maddesinin 1. fıkrası ve 62. maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca “sanığın mazeretinin kabulü ile” aynı Kanunun 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına hükmolunduğu, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği,
c) Hükümlünün, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerini yerine getirmesi üzerine, Mahkemesince hükümlü H.. Y.. hakkında 19.12.2012 tarihinde 2010/2009 esas ve 2011/1211 karar sayılı ek karar ile hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle, TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrası uyarınca «kamu davasının düşmesine» karar verildiği
Anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğundan bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, Mahkemenin 19.12.2012 tarihli ek kararının bozulması istenmiştir.
Yukarıda belirtilen hüküm ve karar tarihlerinde yürürlükte olan 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle sadece tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunması ve infaz aşamasında hükümlünün tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymaması halinde, davaya devam olunarak hüküm verilmesi öngörülmüştür.

Somut olayda, sanık hakkında sadece tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiş, sanığın kesinleşen bu karar gereğince infazına başlanan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymadığı bildirilmiş olduğundan; sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymadığının saptanması halinde, TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrası gereğince davaya devam olunarak hüküm verilmesine; uymamasının geçerli bir mazerete dayandığının kabul edilmesi durumunda ise, “tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına” karar verilmesi gerekirken, kesinleşen kararın değiştirilmesi niteliğinde ve ondan farklı olarak, 20.04.2011 tarihinde hüküm kurulmuştur.
Açıklanan nedenden dolayı Mahkemenin 20.04.2011 tarihli hükmüne karşı kanun yararına bozma talebinde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE, 22.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.