Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2015/3606 E. 2015/31892 K. 23.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3606
KARAR NO : 2015/31892
KARAR TARİHİ : 23.06.2015

Tebliğname No : KD – 2014/244197
İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İtiraz Yazısının Tarihi – Sayısı : 15/05/2015 – 2014/244197
İtiraz Edilen Daire Kararı : Dairemizin 13/01/2015 tarih – 2014/9895 esas ve
2015/101 sayılı onama kararı
İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 23/06/2014 tarih
2014/233 esas ve 2014/230 sayılı kararı
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma

İtiraz yazısı ile dava dosyası incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) KONUYLA İLGİLİ BİLGİLER :
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık K.. C.. hakkında Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonucu 23/06/2014 tarih – 2014/233 esas ve 2014/230 sayılı kararı ile kurulan mahkûmiyet hükmü, sanık tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce 13/01/2015 tarihinde 2014/9895 esas ve 2015/101 karar sayı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Dairemizin onama kararına itiraz edilmiştir.
B) İTİRAZ NEDENLERİ :
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz yazısında özetle; gizli soruşturmacıların 12.12.2013 tarihinde sanıktan esrar aldıktan sonra, aynı şekilde 09/01/2014 tarihinde de aynı sanıktan esrar aldığını, alınan ilk esrarla sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun belirlendiğini ve delilinin elde edildiğini, buna rağmen gizli soruşturmacıların sanığı yakalamayıp ikinci kez uyuşturucu madde satın almalarının ayrıca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturmayacağı bu nedenle sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğu belirtilmiştir.
C) CUMHURİYET BAŞSAVCISININ İTİRAZIYLA İLGİLİ YASA HÜKÜMLERİ :
1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesi :
(1) Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, resen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kurulu’na itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.
(2) (05.07.2012 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 6352 sayılı Kanun’la eklenen fıkra) İtiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir.
(3) (05.07.2012 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 6352 sayılı Kanun’la eklenen fıkra) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderir.
D) İTİRAZIN VE KONUNUN İRDELENMESİ :
Kolluk görevlilerinin 12.12.2013 tarihinde sanıktan esrar aldıktan sonra, 09/01/2014 tarihinde ikinci kez aynı sanıktan esrar aldıkları; kolluk görevlilerinin gerçek iradelerinin uyuşturucu madde satın alma değil, suç delilini elde etme olduğundan, somut olayda “uyuşturucu madde satma”nın gerçekleşmediği; sanığın hareketlerinin bütünüyle “uyuşturucu maddeyi satışa arzetme” suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
E) KARAR: Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının kabulüne,
2- Dairemizin 13/01/2015 tarihli 2014/9895 esas ve 2015/101 karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
3- Sanık K.. C.. hakkındaki hükmün incelenmesi:
Hüküm fıkrasında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrası ve 43. madde gereğince hesaplanan 7 yıl 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca altıda bir oranında indirim yapılması sonucu hapis cezasının 6 yıl 3 ay yerine 6 yıl 5 ay olarak gösterilmesi, TCK’nın 52. maddesinin uygulanmasından sonra 6 yıl 3 ay olarak doğru tayin edilmesi nedeniyle yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışındaki yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
İstihbari çalışmalar sonucu Turgutlu ilçesinde başlatılan soruşturma çerçevesinde, sivil giyimli iki kolluk görevlisinin 12.12.2013 tarihinde 20 TL verip sanıktan 1,115 gram esrar aldıkları, görevlilerin 09.01.2014 tarihinde tekrar giderek 30 TL verip sanık ile kimliği belirlenemeyen kişiden 0,78 gram daha esrar aldıkları; kolluk görevlilerinin gerçek iradelerinin uyuşturucu madde satın alma değil, suç delilini elde etme olduğundan, somut olayda “uyuşturucu madde satma”nın gerçekleşmediği; böylece sanığın hareketlerinin bütünüyle “uyuşturucu maddeyi satışa arzetme” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, iki kez uyuşturucu madde sattığı kabul edilerek sanık hakkında zincirleme suçla ilgili TCK’nın 43. maddesinin uygulanması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
23/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.