YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/515
KARAR NO : 2015/9218
KARAR TARİHİ : 16.02.2015
Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükümlü … hakkında… Ağır Ceza Mahkemesi’nce 19.09.2014 tarihinde 2014/1014 değişik iş sayı ile verilen itirazın reddine ilişkin kararın kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 29.12.2014 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
a) … Sulh Ceza Mahkemesi’nce 22.09.2011 tarihinde 2011/2716 esas ve 2011/1525 karar sayı ile verilen, hükümlü …’un TCK’nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ilişkin kararının kesinleştiği;
b) Kararın infazı aşamasında,…. Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nce hükümlünün tedbirin gereklerini yerine getirmediğinin bildirilmesi üzerine, Mahkemesi’nce 25.09.2013 tarihinde 2013/323 esas ve 2013/1013 karar sayılı karar ile hükümlünün TCK’nın 191/1. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 58 maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına hükmolunduğu,
c) Kararın infazı aşamasında, hükümlünün 6545 sayılı Yasa uyarınca uyarlama yapılmasını talep etmesi üzerine, Mahkemece 11.07.2014 tarihinde 2013/323 esas ve 2013/1013 karar sayılı ek karar ile 6545 sayılı Yasa ile değişiklikten önceki TCK’nın 191/1. maddesinin lehe olduğu gerekçesiyle infazın aynen devamına karar verildiği, hükümlünün bu karara itiraz etmesi üzerine, …. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 19.09.2014 tarihinde 2014/1014 değişik iş sayı ile 6545 sayılı Yasa ile suça ilişkin ceza miktarının arttırıldığı, sanığın tekerrüre esas sabıkası nedeniyle hakkında CMK’nın 231. maddesi hükmünün uygulama imkanının bulunmaması gerekçeleri ile itirazın reddine karar verildiği
Anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında,
«Dosya kapsamına göre;
19/12/2006 tarihli ve 26381 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ilişkin Kanun’un 7. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesi değiştirilmiş ve bu madde uyarınca, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçundan dolayı yapılacak yargılama sonucunda mahkemelere 2 seçenek sunulmuş olup, anılan maddenin 2. fıkrası gereğince hüküm vermeden önce uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine; kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceğine ilişkin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2. fıkrasına 14/04/2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 20. maddesi gereğince 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesine “Bu karar, durma kararının hukuki sonuçlarını doğurur”, ibaresi eklenmiştir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 17/10/2011 tarihli 2011/13908 esas, 2011/56084 sayılı kararında da açıklandığı üzere, ceza ile birlikte tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi durumunda, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulamasının bir tür özel erteleme hükmü niteliği taşıması nedeniyle, genel erteleme hükmü niteliğindeki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51. maddesinin uygulanması mümkün değil ise de; ceza tayin edilmeden sadece tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve bu kararın kesinleşmesinden sonra tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirine uymayan sanık hakkında hapis cezasına hükmolunması durumunda, gerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması, gerekse 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51. maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesi mümkündür.
28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi gereği 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesi başlığı ile birlikte değiştirilmiş ve aynı maddedeki “3.-erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. 4-Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır. Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.-dördüncü fıkraya göre, kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez”.hükümleri düzenlenmiştir. Aynı maddenin dokuzuncu fıkrasında ise, “Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171′ nci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231’inci maddesi hükümleri uygulanır.” hükmüne göre, denetimli serbestlik tedbiri sırasında gerek görülürse denetimin sona ermesi beklenmeden bu süre içinde sanık tedaviye tabi tutulabileceği gibi bu süre içinde bir suç işlemesi hâlinde de bu eylemin ayrı soruşturma ve kovuşturma nedeni sayılmayacağı, hakkında kamu davası açılamayacağı, aynı suçun yeni bir davaya konu olamayacağı gözetilmeden ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ilişkin Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi hükmü tartışılmadan yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 19.09.2014 tarihli kararının bozulması istenmiştir.
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddesinde;
“(1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu’nun 191’inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında hâlen denetimli serbestlik veya tedavi kararı uygulananlar bakımından Türk Ceza Kanunu’nun 191’inci maddesi hükümleri çerçevesinde bu tedbirlerin uygulanmasına devam olunur.
(2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu’nun 191’inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191’inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.
(3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu’nun 191’inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur.” hükmü öngörülmüştür.
Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararın gereklerini yerine getirmemesi nedeniyle, 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmolunan … hakkında, CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığının anlaşılması karşısında, yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteğinin CMK’nın 309. maddesi gereğince REDDİNE, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 16.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.