Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2016/1430 E. 2020/8348 K. 30.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1430
KARAR NO : 2020/8348
KARAR TARİHİ : 30.11.2020

Mahkeme : HATAY 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “14/10/2012, 08/11/2012, 13/11/2012, 28/11/2012, 28/12/2012, 31/12/2012, 04/01/2013, 13/01/2013, 16/01/2013″ yerine ” 08/11/2012 – 10/08/2012 -13/09/2012 – 04/01/2013 – 28/11/2012″ olarak yazılması, mahkemece düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir.
A) Sanıklar…, … (…oğlu, 1964 doğumlu), …, …, …, …, … (… oğlu, 1976 doğumlu) ve … hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Sanıklar hakkında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre ve 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasa ile değişik, TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanması hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar…, …, …, … ve … müdafileri ile sanıklar … ( …oğlu, 1964 doğumlu), …, …, …, …’ın (… oğlu, 1976 doğumlu) yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
B) Sanık … … hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Aleyhinde yeterli ve kesin delil bulunmadığı aşamada, ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına ve diğer sanıklar …, …, … (1964) ve …’nın suçla ilgisini açıklayarak adı geçen sanıkların suçlarının ortaya çıkmasına yardım ve hizmet eden sanık hakkında etkin pişmanlıkla ilgili TCK’nın 192. maddesinin 3. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
C) Sanık … hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 14/10/2012 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, sanığın 14/10/2012 tarihli eylemi sabit ise de; 05/10/2012 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hakkında soruşturma yürütülen tanık …’dan ele geçirilen 3 adet amfetamin içeren hapı, 12/10/2012 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hakkında soruşturma yürütülen tanık … …’dan ele geçirilen 2 adet amfetamin içeren hapı ve net 0,44 gram esrarı ve 12/10/2012 tarihinde hakkında soruşturma yürütülen tanık …’den ele geçirilen 1 adet amfetamin içeren hapı adı geçenlere sanığın verdiğine veya bu uyuşturucu maddelerle ilgisi olduğuna ilişkin içeriği değişik anlamlara gelebilecek soyut iletişimin tespiti tutanakları dışında kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, tek eylemi sabit olan sanık hakkında, TCK’nın 43. maddesinde öngörülen “zincirleme suç” hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
2- TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
30/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.