YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1842
KARAR NO : 2020/7638
KARAR TARİHİ : 17.11.2020
Mahkeme : GAZİANTEP 4. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A- Sanıklar … hakkında verilen hükümlerin incelenmesinde:
Sanık … hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmişse de; sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas kabul edilen ilamının elektrik hırsızlığı suçundan TCK’nın 142/1-f maddesine göre hükmolunan hapis cezasına ilişkin olması ve 05/07/2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 82. maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılarak TCK’nın 163/3. maddesinde yeniden düzenlenmesi ve anılan Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrasında; elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyeti bulunan kişinin anılan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde zararı tamamen tazmin etmesi halinde verilen cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılacağının hükme bağlanmış olması karşısında, adli sicil kaydındaki ilamla ilgili olarak uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonuca göre sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi bakımından değerlendirme yapılması ve tekerrüre esas alınıp alınmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık … ve … hakkında TCK’nın 188/3-4 maddelerine göre belirlenen “7 yıl 6 ay hapis cezası” üzerinden TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında takdiri indirim uygulandığında “6 yıl 3 ay hapis cezası” yerine, hesap hatası sonucu “6 yıl 2 ay hapis cezası” şeklinde eksik ceza tayin edilmesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiriler ve aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Gerekçeli karar başlığında sanık … yönünden suç tarihlerinin “01/12/2010, 25/12/2010, 27/12/2010”, sanık … yönünden “14/01/2011”, sanık … yönünden “13/01/2011, 01/03/2011, 02/03/2011”; sanık … yönünden “02/03/2011” olarak ayrı ayrı gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanık … yönünden (1) numaralı olay tarihi “01/12/2010” olmasına karşın, hatalı olarak “23.12.2010” olarak yazılması,
3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …, … ve … müdafileri ile sanıklar …, … ve …’nın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca giderilmesi mümkün bulunduğundan;
1- Gerekçeli karar başlığında, suç tarihlerinin sanık … yönünden “01/12/2010, 25/12/2010, 27/12/2010”; sanık … yönünden “14/01/2011”; sanık … yönünden “13/01/2011, 01/03/2011, 02/03/2011” ve sanık … yönünden “02/03/2011” olarak yazılması,
2- Hükmün (2) numaralı bölümünde, sanık … yönünden (1) numaralı olay tarihi olarak gösterilen “23.12.2010” tarihinin “01.12.2010” olarak düzeltilmesi,
3- TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Sanıklar hakkında, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK’ nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler gözetilerek, oluşan duruma göre, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına”, ibaresinin yazılması,
Suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanık … hakkında verilen hükmün incelenmesinde:
1- Bozmaya uyulmasına karşın, sanık hakkında hükme esas alınan 23.12.2010 tarihli (2) numaralı olayda …’da ele geçen maddelerin analizine ilişkin uzmanlık raporunun okunur olmaması sebebiyle, olay tutanağının ve … hakkındaki Gaziantep 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/108 esas sayılı dosyasının aslı veya onaylı örneklerinin denetime olanak sağlayacak biçimde dosyada bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Hükme esas alınan, 24.01.2011 tarihli (10) numaralı olay nedeniyle sanık hakkında ayrıca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dava açılarak Gaziantep 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/226 esas ve 2011/828 sayılı kararına konu edildiği anlaşılmakla; belirtilen dava dosyasının aslı ya da onaylı örneği temin olunup, kesinleşmemiş ise bu dosya ile birleştirilmesinin sağlanması, kesinleşmiş ise infaz evrakları dahil bu dosya içerisine getirtilerek aynı eylem nedeniyle açılan dava olup olmadığının tespit edilerek CMK ‘nın 223/7. maddesi gereğince mükerrer dava nedeniyle davanın reddine karar verilip verilmeyeceğinin tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- (1) ve (2) numarada belirtilen eksiklikler giderildikten sonra, 26.12.2010 tarihli 4. olayda dikkate alınarak, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip, sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma sonucu temel cezanın anılan madde uyarınca artırılması,
4- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
C- Sanık … hakkında verilen hükmün incelenmesinde:
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Gerekçeli karar başlığında sanık yönünden suç tarihinin “09/02/2011” olarak ayrı gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanık hakkında TCK’nın 188/3-4 maddelerine göre belirlenen “7 yıl 6 ay hapis cezası” üzerinden TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında takdiri indirim uygulandığında “6 yıl 3 ay hapis cezası” yerine, hesap hatası sonucu “6 yıl 2 ay hapis cezası” şeklinde eksik ceza tayin edilmesi,
3- Sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması kabul edilmiş ise de; ikinci kez tekerrür uygulamasına esas alınan Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/575 esas ve 2008/359 karar sayılı ilamında tekerrür uygulamasına esas alınan Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/58 esas ve 2006/333 karar sayılı ilamının, kesinleşme ve infaz şerhlerini içerir şekilde dosya arasına alınmadan sanık hakkında verilen cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
4- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, hükmolunan sonuç ceza yönünden CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
D- Sanık … hakkında verilen hükmün incelenmesinde:
Hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden MERNİS’ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde, sanığın 11/02/2019 tarihinde öldüğünün belirtilmesi karşısında; bu hususun araştırılarak, ölmüş olduğunun tespiti halinde hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,
17.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.