YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3061
KARAR NO : 2020/6478
KARAR TARİHİ : 03.11.2020
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1- Sanık … hakkındaki hükme yönelik temyiz incelemesinde;
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanık … hakkındaki hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenlerin dışında doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kolluk görevlilerince önleme arama kararına dayalı olarak otobüste yapılan kontrolde durumundan şüphelenilen sanıkların oturduğu koltuğun alt kısmında yapılan aramada iki poşet içerisinde suça konu uyuşturucu maddenin ele geçtiği, söz konusu poşetlerin kime ait olduğu sorulduğunda sanık …’ın ele geçen uyuşturucuyu diğer sanık … ile birlikte taşıdıklarını belirtmesi karşısında, içinde uyuşturucu madde bulunan poşetlerin sanıklara aidiyetine ilişkin bagaj fişi, şoför ve muavin beyanı olmadığı anda sanığın diğer sanığın ve kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım ve hizmet ettiği anlaşılmakla; sanık hakkında TCK’nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, 03/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.