YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3389
KARAR NO : 2020/5740
KARAR TARİHİ : 19.10.2020
Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Tebliğnamenin “sanık” kısmına …’ın da ismi yazılmış ise de, hakkında beraat kararı verilen sanık … hakkında her hangi bir temyiz başvurusu bulunmadığı belirlenerek sanık … yönünden yapılan incelemede;
Her ne kadar 04/12/2013 tarihli, sanık adına imzalı temyiz dilekçesinin babası Ahmet Hastürk tarafından verildiği dilekçe üzerine şerh edilmiş ise de, dilekçe içeriğine ve dilekçe üzerindeki imzaya yönelik her hangi bir itiraz bulunmadığından temyiz başvurusunun sanık tarafından yapıldığı kabul edilmiştir.
Suça konu toplam otuz paket halinde, AM-2201 etken maddesini içeren uyuşturucu maddelerin, kolluk görevlileri tarafından Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 27. maddesine uygun olarak, şüphe üzerine durdurulan sanığın pantolonunun ceplerinde yoklama biçiminde yapılan kontrol neticesinde ele geçirilmiş olması, ele geçen maddelerin miktarı ve ele geçiriliş biçimi, olaya ilişkin tutanağı düzenleyen görevlilerin tanık olarak beyanlarının alınmış olması, sanığın rızaen teslim ettiği tabletlerin ise uyuşturucu veya uyarıcı madde içermediğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamenin (1) ve (2) numaralı bozma sebeplerine iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarları Dairesi Başkanlığınca alınan tanık numunenin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2)Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler gözetilerek bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3)Yargılama gideri olarak hesaplanan miktarın, 5271 sayılı CMK’nin 324/4. maddesine 6352 sayılı Kanun’un 100. maddesiyle yapılan değişiklik doğrultusunda, terkin edilecek miktar sınırının altında kalan 1 TL’nin hazine yerine sanığa yükletilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
1) Hüküm fıkrasının müsadereye ilişkin kısmına “…uyuşturucu maddenin” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarları Dairesi Başkanlığınca alınan tanık numunenin” ibaresinin eklenmesi,
2) TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararından ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerden sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi,
3) Hüküm fıkrasından “mahkum olan sanıktan alınarak hazineye gelir kaydına” ibaresi çıkarılarak yerine “hüküm tarihi itibarıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan daha az olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 324/4. maddesi gereğince hazineye yükletilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.