Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2017/1145 E. 2020/7298 K. 11.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1145
KARAR NO : 2020/7298
KARAR TARİHİ : 11.11.2020

Mahkeme : RİZE Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Zincirleme suça ilişkin TCK’nın 43. maddesi uyarınca uygulama yapılabilmesi için her biri cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerekir. Sanığın 13.12.2013 tarihli “uyuşturucu madde ticareti yapma suçu” sabit ise de; …’e daha önce sattığı iddia olunan uyuşturucu ya da uyarıcı maddelerin ele geçmemesi, sanığın …’e 13.12.2013 tarihinden önce de uyuşturucu madde sattığına yönelik …’in soyut beyanları dışında, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2-Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı kanun’un 10. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3-İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı’nca suça konu uyuşturucu maddelerden alınan şahit numunenin müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Gerekçeli karar başlığında tahliye tarihinin “07/04/2014″ yerine “07/04/2017″ olarak yazılması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; 11.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.