Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2017/2349 E. 2020/7607 K. 16.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2349
KARAR NO : 2020/7607
KARAR TARİHİ : 16.11.2020

Mahkeme : AYDIN (KAPATILAN) 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar : 1- Uyuşturucu madde ticareti yapma (Sanık … hakkında)
2- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma (Sanıklar … ve … hakkında)
3- Reşit olmayanla cinsel ilişki (Sanıklar … ve … hakkında)
4- Fuhuş (Sanık … hakkında)
Hükümler-Karar : 1- Mahkûmiyet (Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ve sanık … hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan)
2- Beraat (Sanık … hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ve sanık … hakkında fuhuş suçundan)
3- Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri (Sanık … hakkında kullanmak için uyuşturucu madde suçundan)

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A) Sanık … hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde:
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların, sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde ve itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nın 264/2. maddesi uyarınca, itirazlarla ilgili gerekli kararların yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
B) Sanık … hakkında fuhuş suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde:
14.03.1997 doğumlu olup, mahkeme huzurunda beyanının alındığı 04.12.2013 tarihinde 16 yaşında olması nedeniyle şikayet hakkı ve kamu davasına katılma yetkisi kendisine ait olan mağdurun, soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan beyanında şikayetçi olmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; yerel mahkemece yanılgılı biçimde verilen katılma kararı hukuki değerden yoksun olup, hükmü temyiz etme hakkı vermeyeceğinden mağdur vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
C) Sanık … hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen beraat hükmünün incelenmesinde:
Mağdur … ……’nın suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle kamu davasına katılma hakkı ve hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığından, mağdur vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca REDDİNE,
Ç) Sanık … hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
D) Sanık … hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan verilen beraat hükmünün incelenmesinde:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
E) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Mağdur … ……’nın suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle kamu davasına katılma hakkı ve hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığından, mağdur vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek, sanığın temyiz istemi açısından inceleme yapılmıştır.
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas 2015/85 sayılı kararı ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
16/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.