YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4498
KARAR NO : 2019/4059
KARAR TARİHİ : 19.06.2019
Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın yokluğunda verilen 26/04/2011 tarihli 2010/246 esas ve 2011/100 karar sayılı tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin kararın sanığın duruşmada savunmasında belirttiği… adresine tebliğe çıkarıldığı, çıkarılan tebligatın “sanığın adresten ayrıldığı ve yeni açık adresinin bilinmediğinden bahisle iadesi üzerine davetiyenin bu kez aynı adrese Tebligat Kanununun 35. maddesine göre 15/06/2011 günü tebliğ edildiği, ancak 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. maddesine 6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile eklenen 2. fıkrasına göre bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek aynı Kanunun tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina başlıklı 21. maddesine 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasına uygun olarak adres kayıt sistemindeki adresine tebligat yapılması gerektiği, bu itibarla sanığın adresine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı ve sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmeyen kararın kesinleşmediği, bu nedenle daha sonra verilen 24/01/2012 tarihli kararın yok hükmünde olduğu, sanığın 25/01/2012 tarihli kanun yoluna başvurma dilekçesinin 26/04/2011 tarihli denetimli serbestlik tedbiri kararına yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar ile bu kararların devamı niteliğindeki kararların sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nın 264/2 maddesi uyarınca, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 19/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.