Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2017/5626 E. 2020/6213 K. 22.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5626
KARAR NO : 2020/6213
KARAR TARİHİ : 22.10.2020

Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar : 1-Uyuşturucu madde ticareti yapma
2-Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hükümler : 1-Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan: Mahkûmiyet
2-Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan: Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A) Sanıklar hakkında ”kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20/03/2012 tarihli ve 2011/785 esas ve 2012/101 karar sayılı kararında açıklandığı üzere; ”kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK’nın 191. maddesinin 2. Fıkrası gereğince verilen ”tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14/04/2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE,
B)Sanıklar hakkında ”uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelemesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrası uygulanırken, sanıkların bu fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksunluğunun; (3) numaralı fıkra gereğince sadece kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmelerine kadar, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi, ayrıca hükümden sonra 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazate’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anaysa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumlarının yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazı bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmadan aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca giderilmesi mümkün bulunduğundan; TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerlerine ”sanık hakkında, Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre, TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygukanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
22/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.