Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2017/5741 E. 2020/6557 K. 03.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5741
KARAR NO : 2020/6557
KARAR TARİHİ : 03.11.2020

Mahkeme : KIRIKKALE Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar : 1- Uyuşturucu madde ticareti yapma (…, … ve Samed hakkında)
2- Parada sahtecilik (Sanıklar … ve … hakkında)
Hükümler : 1- Sanıklar …, … ve Samed hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet
2- Sanıklar … ve … hakkında parada sahtecilik suçundan mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Sanık … hakkında ”uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Sanığa ait evin çatısında ele geçirilen uyuşturucu maddenin ara yakalamalarda ele geçen uyuşturucu maddelerin devamı niteliğinde olduğu nazara alınarak yapılan incelemede; 15/09/2010 ve 09/10/2010 tarihli eylemleri sabit olan sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla işlediğinin anlaşılması karşısında TCK’nın 43 maddesi uyarınca sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile eleştiri dışında yaptırımların doğru olarak saptandığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1-Sanığın tekerrüre esas alınan Alanya 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 06/11/2007 tarih 2005/1244 esas, 2007/465 karar sayılı ilamı ile verilen, 08/01/2008 tarihinde kesinleşen ve 765 sayılı TCK’nın 456/4, 457/1 maddeleri gereğince tayin edilen 652.00 YTL adli para cezasının, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 305. maddeleri uyarınca kesin nitelikte olduğu ve aynı maddenin son fıkrası gereğince tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden TCK’nın 58. maddesinin uygulanması,
2-Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunun 10. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması ve TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılarak ve yerine “Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunun 10. maddesinde yapılan değişikliklerin sanık hakkında uygulanmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B) Sanıklar … ve … hakkında “parada sahtecilik” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunun 10. maddesinde yapılan değişikliklerin sanıklar hakkında infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık … müdafii ve sanık …’nın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
C) Sanık … hakkında ”uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Sanığın, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen Yunus Uğuz’a uyuşturucu madde vermediğini belirtmesi karşısında; 15/10/2010 tarihli Fiziki Takip Tutanağının aslı ya da onaylı sureti getirilerek duruşmada okunması ve bu tutanağı düzenleyip olayı gördüğü belirtilen tutanak düzenleyicilerinden vicdani kanı oluşturacak sayıdaki görevlilerin tanık olarak dinlenmesi, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
D) Sanık … hakkında ”uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
İletişimin tespiti tutanakları ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak; kendisinde herhangi bir uyuşturucu madde ele geçmeyen sanığın savunmasının aksine, sanıklar … ve …’te ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile ilgisi olduğuna ya da onların eylemlerine iştirak ettiğine ilişkin soyut ve değişik anlamlara gelebilecek iletişimin tespiti tutanakları dışında, kuşkuyu aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
03/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.