YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6224
KARAR NO : 2020/6636
KARAR TARİHİ : 04.11.2020
Mahkeme : ADANA 5. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
1-Kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının incelenmesinde ;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.03.2012 tarihli ve 2011/10-785-2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanun’la eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazlarla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, bu suçla ilgili olarak dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE,
2-Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde ;
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenin dışındaki yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile eylem ve iddianame tarihlerine göre; Sanığın 05.01.2014 tarihinde gizli soruşturmacıya uyuşturucu madde verdiği sabit ise de; 18.02.2014 tarihinde sanığın evinde yapılan aramada bulunan uyuşturucu maddelerin gizli soruşturmacıya satılan maddelerin devamı niteliğinde olduğunun anlaşılması karşısında, zincirleme suçun uygulanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeksizin sanık hakkında TCK’nın 43/1. maddesi uygulanması suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
04.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.