Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2017/830 E. 2020/6064 K. 21.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/830
KARAR NO : 2020/6064
KARAR TARİHİ : 21.10.2020

Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi,
Suçlar : a)Uyuşturucu madde ticareti yapma,
b)İzinsiz hint keneviri ekmek
Hüküm : Mahkûmiyet
2)Bozma (İzinsiz hint keneviri ekmek suçu açısından)

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A)Sanık hakkında ”izinsiz hint keneviri ekmek” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
İzinsiz hint keneviri ekmek suçundan 6545 sayılı yasa ile yapılan değişiklikler gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Hükmün iddianame anlatımları esas alınarak verilmesi gerektiği, iddianamede sanığın ikametgahı ve eklentilerinde yapılan aramada, kesilmiş vaziyette toplam 696 kök hint keneviri bitkisinin ele geçirildiğinden bahsedilmesi, ”izinsiz hint keneviri ekmek” suçunun sevk maddesi belirtilmemiş ise de; Cumhuriyet Savcısının ”… iddianamede belirtilmese de eyleminin ayrıca 2313 sayılı yasanın 23. maddesine muhalefet suçunu da oluşturduğu anlaşılmakla; …2313 sayılı yasanın 23. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur” şeklindeki esas hakkında mütalaası, sanığın mütalaaya karşı diyeceklerinin sorulması ve söz konusu eksikliğin bu şekilde giderilmesi, hususları birlikte değerlendirildiğinde, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararı ve 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
B)Sanık hakkında ”uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak suçu açısından, suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak TCK’nın 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı kanunun 61. maddesindeki ölçütlere göre; temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerekirken alt sınırdan uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık müdafiinin, lehe hükümlerin uygulanmasına yönelik isteğinin taksitlendirmeye ilişkin TCK’nın 52. maddesinin 4. fıkrasının uygulanmasını da kapsadığı gözetilmeden, hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesi konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi ve “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek TCK’nın 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması,
2-Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nce suça konu uyuşturucu maddelerden alınan tanık numunelerin de müsadere edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
4-Gerekçeli karar başlığında gözaltı tarihi yazılmayarak CMK’nın 232/2-d maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu durumların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
1-Hüküm fıkrasında sanık hakkında TCK’nın 52. maddesinin 2. fıkrasının uygulanmasına ilişkin bölümlerden sonra gelmek üzere “Sanık hakkında verilen adli para cezasının TCK’nın 52. maddesinin 4. fıkrası gereğince sanığın ekonomik ve şahsı halleri göz önünde bulundurularak her ay bir taksit olmak üzere 24 ayda 24 eşit taksit halinde sanıktan alınmasına, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilmesine” ibaresinin yazılması,
2-Müsadereye ilişkin hüküm fıkrasında, “….Hint Keneviri Bitki Kırıntısının” ibaresinden sonra gelmek üzere “ ve Samsun Kriminal Polis Laboratuvarınca suç konusu uyuşturucu maddelerden alınan tanık numune,” ibaresinin eklenmesi,
3-TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile değişik TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi,
4-Gerekçeli karar başlığına tutuklama-tahliye tarihinden sonra gelmek üzere “Gözaltı Tarihi:02.10.2013” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
21/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.