Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2018/2270 E. 2021/1047 K. 26.01.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2270
KARAR NO : 2021/1047
KARAR TARİHİ : 26.01.2021

Mahkeme : DİYARBAKIR 7. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
1) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında 2 yıl 6 ay hapis cezası verilmiş olması karşısında, hükmolunan 3 yıldan az hapis cezasını gerektirir mahkûmiyet hükmü hakkında TCK’nın 51. maddesi gereğince erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının kararda tartışılmaması,
2- Tüm dosya içeriğine göre; şartları oluşmadığı halde, sanık hakkında TCK’nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek hükmün BOZULMASINA,
2) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
./..

1- Sanık hakkında 06/03/2014 tarihli suçtan dolayı 13/03/2014 tarihli iddianame ile temyiz konusu bu davanın açıldığı; UYAP ve dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, 12/04/2013 tarihli suç nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 01/07/2014 tarihli iddianamesi ile açılan dava üzerine, Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesince TCK’nın 188/3. maddesi uygulanarak sanık hakkında 5 yıl 10 ay hapis ve 4.000 TL adli para cezasına hükmolunduğu, bu hükmün Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2016/2183 esas, 2017/3463 karar sayılı ilamı ile kesinleştiği anlaşıldığından, inceleme konusu 06/03/2014 tarihli suç ile kesinleşen davaya konu 12/04/2013 tarihli suçun müstakil suçlar olup olmadığının veya “bir suç işleme kararının icrası kapsamında” işlenip işlenmediğinin ve buna bağlı olarak belirtilen suçların zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının tartışılarak belirlenmesinde, zincirleme suç oluşturduğunun saptanması durumunda, bunlardan en ağır sonuç doğuran suç esas alınarak tayin edilecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle TCK’nın 43. maddesi gereğince artırılmasında ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunmasında” zorunluluk bulunması,
2- Tüm dosya içeriğine göre; şartları oluşmadığı halde, sanık hakkında TCK’nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek hükmün BOZULMASINA,
26/01/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.