YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2363
KARAR NO : 2019/4998
KARAR TARİHİ : 09.07.2019
Mahkeme : Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm-Karar : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
6545 sayılı Yasa ile değişik TCK’nın 191/4 (a) maddesindeki “ısrar” koşulunun olayda uygulama yeri bulunmadığı, sonradan yürürlüğe giren bu kuralın infaza başlandıktan sonraki dönemle ilgili olduğu ve 28/06/2014 tarihinden sonra başlanacak infaz işlemlerinde uygulanabileceği anlaşılmakla birlikte; sanığın, hakkındaki 2013/298 esas ve 2013/286 karar sayılı tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına ilişkin olarak, 03/02/2014 tarihli grup çalışmasına gelmemesi üzerine 03/03/2014 tarihinde uyarılmasına rağmen; 17/07/2014, 07/08/2014 ve 21/08/2014 tarihli grup çalışmalarına katılmaması nedeniyle infaz dosyasının kapatılarak mahkemeye bildirildiği, Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği’nin 44/3. maddesinde öngörülen “Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde iki defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde ikinci ihlalin tespit edilmesi halinde infaza son verilerek kayıt kapatılır” hükmü uyarınca, sanığın yükümlülüklerine uymamada ısrar ettiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Adli sicil kayıtları ve UYAP üzerinden yapılan araştırmada, sanık hakkında, bu suç tarihinden önce, aynı suçtan dolayı açılmış başka bir dava nedeniyle verilip kesinleşmiş herhangi bir tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin bulunmadığı anlaşıldığından, hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasının sanık lehine uygulanma şartlarının bulunmaması nedeniyle, bu suçtan dolayı ilk olarak doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanan ve bu tedbirin infazı sırasında yükümlülüklerini ihlal eden sanık hakkında yargılamaya devam olunarak hüküm kurulmuş olması, 6545 sayılı Kanunun 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 7. maddenin 3. fıkrasına uygun olduğundan, bu husus dikkate alınarak yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 51. maddesi uyarınca, hükmolunan hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresi belirlenirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232. maddesinin 6. fıkrasına aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA; ancak bu durumun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının denetim süresi belirlenmesine ilişkin 7. paragrafının başına gelecek şekilde ”TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.