YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2486
KARAR NO : 2023/5690
KARAR TARİHİ : 19.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/173 E., 2015/136 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
TEMYİZ EDENLER : 1. Cumhuriyet savcısı (sanıklar….,….,…., aleyhine)
2. Sanıklar….,….,…., müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı
Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2015 tarihli ve 2014/173 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararı ile;
Sanıklar…,…,… ve…’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve sanık … ve… hakkında 55 inci maddenin birinci fıkrası gereğince müsadereye,
Sanıklar…, …, …, …,…ve…’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince ayrı ayrı beraatlerine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle;
Sanıklar…,…, …, …,…ve …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediklerinin dosya kapsamından anlaşılmasına rağmen haklarında beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanığın evinden atıldığı iddia edilen maddelerin sanığa ait olmadığı, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
C. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Hükmün gerekçesiz olduğuna,
D. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
E. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’in üzerinde yapılan aramada ve ikametinden dışarıya atılan yastık içerisinde uyuşturucu maddeler, paketleme malzemeleri ve hassas terazilerin ele geçirildiği, sanıklar… ve…in içinde bulunduğu araçta yapılan aramada uyuşturucu maddelerin bulunduğu olaylarda Sanık …’ın savunmasının ceza almaktan kurtulmaya yönelik olduğunun kabulü ile savunmasına itibar edilmediği, sanık …’ın, aracı …’dan almasından sonra şoför mahalline geçmesine müteakiben araç içerisinde oturmaya devam ettiği, … tarafından kendisine verilmiş uyuşturucu esrar maddesi içerdiği anlaşılan sigarayı içmeye başlaması ile aracın hareket halinde olmayıp park halinde bulunması ile birlikte, üzerinden iddianamede belirtildiği şekilde, günlük hayat içerisinde sanığın ekonomik ve sosyal durumu da dikkate alındığında, bulunması olası olan miktarın çok üzerinde 2.834,00 TL parayı taşıdığının da anlaşılmış bulunmasına göre; her iki sanığın suça konu uyuşturucu maddeyi ticaret amacıyla bulundurduklarının kabulü gerektiği yolunda mahkememize vicdani kanaat oluştuğu, sanık …’in… ilçesinde bulunan sanık …’in alacaklı olduğu kişilerden bizatihi kendisinin alacağını tahsil etme imkanı var iken, sanık … üzerinden para tahsil etmesine çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, üzerine ele geçen alacaklı olduğu kişilere yönelik liste ile uyuşturucu maddeler dikkate alındığında, sanığın telefonda ismi geçen kişilere uyuşturucu madde satmış olması nedeni ile bu satıştan kaynaklanan alacağını tahsil etmek amacıyla sanık …’i aracı olarak kullandığı, bu nedenle tahsil edilmesi talep edilen paranın uyuşturucu maddenin karşılığının olduğunun anlaşıldığı, yine 05.12.2013 günü sanık …’ın evde olmadığı halde diğer sanık …’ın evine geldiği, konuşma içeriğinden sanığın savunmasında belirttiği şekilde gerçek ayakkabının bırakılmasının düşünülemeyeceği, konuşmanın şifreli olduğu, ayakkabıdan kastedilen şeyin uyuşturucu madde olduğu kanaatine varıldığı, sanık …’ın… ilçesinde sattığı uyuşturucuların parasını … vasıtasıyla topladığı, sanık …’ın paranın toplanması için uyuşturucu madde satın aldığını düşündüğü kişilerden bu paraları talep ettiği, savunmasında da belirttiği üzere…’in, …’a
verilmek amacıyla kendisine bıraktığı 10 adet uyuşturucu hapın parasını …’tan istediğine yönelik anlatımı da dikkate alındığında, sanık …’in, … ile birlikte “Uyuşturucu madde ticareti” suçunu işlediğinin kabul edildiği, sanıklar…, …, …, …,…ve…’ın müsnet suçu işlemediğine yönelik savunmasının aksini gösterir, cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil ve emarenin elde edilememiş olması nedeniyle, müsnet “uyuşturucu madde ticareti” suçu yönünden 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle sanıklar…,…,… ve…’ın mahkûmiyetlerine, sanıklar…, …, …, …,…ve…’ın beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar… ve… Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mahkemenin, suçun sübutuna ve vasfına ilişkin takdirinde bir…betsizlik bulunmadığı, gerekçeli kararın kanunun aradığı şartları taşıdığı anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanıklar …, …, …, …,…ve… Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, mahkemenin sanıkların atılı suçu işlediklerine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirinde bir…betsizlik görülmediğinden, Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
C. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle
uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mahkemenin, suçun sübutuna ilişkin takdirinde bir…betsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
a. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu,
b. … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 28.10.2014 tarihli emanetin iadesine ilişkin müzekkeresi gereğince 03.11.2014 tarihinde sanığa iade edilen 1.405,00 TL paranın, suçtan elde edildiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde 5237 sayılı Kanun’un 55 inci maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; ancak her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
D. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince “alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, hüküm tarihinde, 6545 sayılı Kanun’un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanıklar… ve… Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2015
tarihli ve 2014/173 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar…, …, …, …,…ve… Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2015 tarihli ve 2014/173 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2015 tarihli ve 2014/173 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün;
a. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümünün çıkarılması ve yerine; “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına”, ibaresinin eklenmesi,
b. Karardaki kazanç müsaderesi ile ilgili bölümün çıkarılarak yerine “… Adli Emanetin 2014/392 sırasında kayıtlı …’ın üzerinden çıkan, 1.405,00 TL’nin suçtan elde edildiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından müsaderesine yer olmadığına ve paranın daha önce iade edilmesi nedeniyle iade hususunda karar verilmesine yer olmadığına,” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
D. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (D) bendinde açıklanan nedenlerle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2015 tarihli ve 2014/173 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.06.2023 tarihinde karar verildi.