YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2846
KARAR NO : 2020/5288
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2018/5053 esasında kayıtlı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 2017/1698 esas ve 2017/2400 karar sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir.
Sanık …’in bozma öncesi TCK’nın 188/3, 62. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 25000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin temyizi üzerine Dairemizin 10/11/2014 tarih ve 2013/14227 esas ve 2014/12549 sayılı kararı ile sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanmaması gerekçesiyle sonuç ceza yönünden kazanılmış hakkı saklı tutularak bozulduğu, kazanılmış hakkın sadece sonuç ceza yönünden gözetilmesi gerektiğinden; bozma üzerine mahkemece temel ceza olarak TCK’nın 188/3. maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezasının belirlenip, bu ceza üzerinden TCK’nın 43. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılarak 6 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedildikten sonra TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten sanık hakkında 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası belirlenmesi gerekirken, sanık hakkında cezanın bireyselleştirilmesi sırasında TCK’nın 43. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra ve fakat TCK’nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılmadan önce sanığın kazanılmış hakkı gerekçesiyle 6 yıl 3 ay hapis cezasının 5 yıla indirilerek sanığın neticeten 4 yıl 2 ay hapis ve 80 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, sanık …’ın tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunmasına rağmen sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin, TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının ve 7242 sayılı Yasa ile yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 12/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.