Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2018/4415 E. 2019/1552 K. 13.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4415
KARAR NO : 2019/1552
KARAR TARİHİ : 13.03.2019

Mahkeme : Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma

Hükümler : a) İstinaf başvurusunun esastan reddi: Sanık … hakkında
b) Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi: Sanık … hakkında

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Sanık … hakkındaki hükmün incelenmesinde:
Sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen ve 06/06/2018 tarihinde usulüne uygun olarak müdafiine tebliğ edilen hükmün yasal temyiz süresi olan 15 günlük süre içerisinde müdafii tarafından temyiz edilmediği; hükmün müdafiine tebliğinden sonra ayrıca sanığa tebliğ edilmesinin de temyiz süresini yeniden başlatmayacağından, hükmün sanık müdafiine tebliğ tarihi olan ve temyiz süresinin başlangıcı kabul edilen 06/06/2018 tarihinden itibaren 15 günlük yasal temyiz süresinden sonra sanık tarafından 28/06/2018 tarihinde yapılan temyiz isteğinin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
B) Sanık … hakkındaki hükmün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği ve aşağıda belirtilenler dışında istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, bölge adliye mahkemesi kararına yönelik diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 28/03/2016 tarihinde sanığın 235. sokak no: 50 sayılı adresinde ve aynı sokak içerisindeki trafoda yapılan aramada suç konusu uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesinden sonra 31/03/2016 tarihinde Bağlar ilçesi Fatih mahallesi 94. sokak no: 3 sayılı ikametinde yapılan aramada ele geçirilen suç konusu maddelerin 28/03/2016 tarihinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin devamı niteliğinde olduğu ve sanık hakkında zincirleme suç
hükümlerinin uygulama şartları oluşmadığı halde, TCK’nın 43. maddesi uyarınca cezasında arttırım yapılması,
2- Sanığın bulunduğu ceza infaz kurumundan gönderdiği 23/06/2018 tarihli dilekçesinde uyuşturucu maddeleri kendisine veren kişinin olduğunu beyanla açık adres bilgisini mahkemeye bildirdiği anlaşılmakla, söz konusu dilekçe sanığa okunup açıklattırılarak adı geçen hakkında suç duyurusunda bulunulması, makul süre soruşturmanın sonucu beklenerek dava açılması ve sorgusunun yapılması durumunda incelenerek sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanığın ikametinde yapılan aramada ele geçirilen 14.500,00TL, 1800 ABD doları ve 100 Euro paranın suçtan elde edildiğine ilişkin kuşku sınırlarını aşan kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığa iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, 5271 sayılı CMK’nın 302. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 13/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.