Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2019/5127 E. 2020/2394 K. 12.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5127
KARAR NO : 2020/2394
KARAR TARİHİ : 12.06.2020

Mahkeme : İSTANBUL ANADOLU 1. Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : 1- 5607 sayılı Kanuna muhalefet
2- Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma
Hüküm : Mahkûmiyet (Her iki suçtan)

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
3005 sayılı Kanunun ile 2313 sayılı Kanunun 27. maddesindeki yasal düzenlemelerin yürürlükten kalkması ve 5607 sayılı Yasanın 17. maddesinde de resmi belgede sahtecilik suçları dışında diğer suçların bağlantı halinde bu suçla birlikte görülemeyeceğine ilişkin açık bir hüküm bulunmaması, kuralın sadece 5607 sayılı Yasa kapsamındaki bir suçun resmi belgede sahtecilik suçu ile birlikte görülecek olması halinde görevli mahkemenin ağır ceza mahkemesi olduğu ile ilgili bulunması nedeniyle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
A) Sanık hakkında kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
1- Suç konusu ilaçların analiz sonuçlarına göre, kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak nitelikte olup olmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; suç konusu ilaçların henüz sanık tarafından satılmadan ele geçirildiği, böylece sanığın eyleminin “teşebbüs aşamasında” kaldığı dikkate alınarak, hakkında TCK’nın 35. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
B) Sanık hakkında 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,
12.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.