YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5945
KARAR NO : 2020/2988
KARAR TARİHİ : 08.07.2020
Mahkeme : AŞKALE Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kovuşturma sırasında sanığın uyuşturucu madde kullanımı bulunup bulunmadığının tespiti için aldırılan ve idrar analizinde uyuşturucu madde pozitifliği saptandığına ilişkin 29/03/2011 tarihli rapor sebebiyle sanık hakkında ”kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan zamanaşımı süresi içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yapılması mümkün görülmüştür.
Denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanması için Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkarılan ilk uyarılı çağrı yazısını alan sanığın kuruma müracaat ederek kendisine 07/10/2013 tarihinde yükümlülüklerinin tebliğ edildiği ve yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde cezalandırılması için infaz dosyasının mahkemeye gönderileceğinin ihtar edildiği, 11/12/2013 tarihli hastane randevusuna katılmayan sanığa 27/12/2013 tarihli uyarı yazısının bizzat tebliğ edildiği, yasal süre içinde kuruma başvurmayan sanığın kaydının kapatıldığı anlaşılmakla, olayda 2 ihtar, 2 ihlalle ısrar şartı gerçekleştiğinden tebliğnamede yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Adli sicil kayıtları ve UYAP üzerinden yapılan araştırmada, sanık hakkında, bu suç tarihinden önce, aynı suçtan dolayı açılmış başka bir dava nedeniyle verilip kesinleşmiş ve suç tarihinde infaz edilmekte olan herhangi bir tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin bulunmadığı anlaşıldığından, hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasının sanık lehine uygulanma şartlarının bulunmaması nedeniyle, bu suçtan dolayı ilk olarak doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanan ve bu tedbirin infazı sırasında yükümlülüklerini ihlal eden sanık hakkında yargılamaya devam olunarak hüküm kurulmuş olması, 6545 sayılı Kanunun 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 7. maddenin 3. fıkrasına uygun olduğundan, bu husus dikkate alınarak yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipinin aşağıda belirtilenlerin dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi ile 5275 sayılı Kanunun 108. maddesinin 2. fıkrasına göre, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması durumunda bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği gözetilmeden, sanığın adli sicil kaydında yer alan mahkûmiyetlerden en ağır cezayı içeren Geyve Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/280 esas ve 2007/90 karar sayılı 2 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin ilamı ile birlikte karar tarihi itibariyle kesin olan ve tekerrüre esas alınamayan Geyve Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/57 esas ve 2007/178 karar sayılı adli para cezasına ilişkin ilamın da tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
1- TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanıklar hakkında, TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
2- Hüküm fıkrasında tekerrüre esas alınan bölümden “2006/57 esas ve 2007/178 karar” sayılı cümlenin çıkarılması suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.