Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2019/6342 E. 2020/4520 K. 29.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6342
KARAR NO : 2020/4520
KARAR TARİHİ : 29.09.2020

Mahkeme : ADANA 7. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1- 14/05/2015 tarihli olaya ilişkin ele geçirilen maddeyle ilgili uzman bir kurum veya kuruluştan alınmış rapor olup olmadığının araştırılması, varsa aslı veya onaylı örneğinin getirtilerek duruşmada okunması, yoksa belirtilen nitelikteki bir kurum veya kuruluştan rapor alınması gerektiği gözetilmeden, uzmanlığı olmayan iki kolluk görevlisi tarafından düzenlenen “ön ekspertiz tutanağı”na dayanılarak eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2- Kabule göre;
a) Sanığın adli sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas alınan mahkûmiyetinin hırsızlık suçundan olması karşısında, hükümden önce 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alınması, 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme dikkate alınıp, TCK’nın 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, tekerrüre esas alınan ilam ile ilgili uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan sonra sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunun 10. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 29/09/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.