YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9217
KARAR NO : 2020/5175
KARAR TARİHİ : 08.10.2020
Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar : 1- Uyuşturucu madde ithal etme (Tüm sanıklar hakkında)
2- Uyuşturucu madde ticareti yapma (Sanıklar … ve … hakkında)
Hükümler : 1- Beraat (Sanıklar …, … ve … yönünden)
2- Uyuşturucu madde ithal etme suçundan mahkûmiyet(Sanıklar … ve … yönünden)
3- Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet (sanıklar …, …, …, … ve … yönünden)
Temyiz incelemesi, sanık … yönünden duruşmalı, yöntemine uygun davetiye tebliğine rağmen müdafii gelmeyen sanık … ve duruşmalı temyiz incelemesi talebi olmayan diğer sanıklar yönünden duruşmasız olarak yapıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin “01/11/2013, 20/12/2013” yerine “01/11/2013” olarak yazılması, mahkemesince düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
A) Sanıklar …, … ve … hakkında “uyuşturucu madde ithal etme” suçundan verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
B) Sanıklar … ve … hakkında “uyuşturucu madde ithal etme” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerkçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Temel cezalar alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmiş ise de, suç konusu net 78.151,32 gram kokainin miktarına bağlı olarak önemi ve değerine göre, TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ile 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince temel cezaların üst sınır veya üst sınıra yakın olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların müdafileri, sanık … ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları ile sanık … müdafiinin duruşmadaki sözlü savunmaları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,
C) Sanıklar … ve … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerkçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Zincirleme suça ilişkin TCK’nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanıkların sabit olan eylemlerinden 01.11.2013 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna teşebbüs eylemleri nedeniyle TCK’nın 188/3,4, 35. maddeleri uygulanmak suretiyle bulunan sonuç ceza ile 20/12/2011 tarihli tamamlanmış uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle TCK’nın 188/3. maddesi uygulanmak suretiyle takdir edilen sonuç cezanın karşılaştırılarak, somutlaştırma sonucu her iki suç için belirlenmiş olan cezalardan ağır olanına TCK’nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle sanıklar hakkındaki sonuç cezanın tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Temel cezalar alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmiş ise de, suç konusu net 78.151,32 gram kokainin ile net 963 gr esrarın miktarına bağlı olarak önemi ve değerine göre, TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ile 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince temel cezaların üst sınır veya üst sınıra yakın olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanık … hakkında tekerrüre esas alınan Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/638 esas ve 2008/197 karar sayılı ilamının kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir onaylı örneğinin getirtilip, TCK’nın 51. maddesi ile aynı Kanunun 58. maddesinin 1 ve 2. fıkraları dikkate alınarak, kesinleşme ve infaz tarihleri, infaz tarihinden itibaren Kanunun öngördüğü sürenin geçip geçmediğinin araştırılması, TCK’nın 58. maddesi gereğince ilamın tekerrüre esas alınıp alınamayacağının belirlenmesi, söz konusu bu ilamın tekerrüre esas alınamayacağının anlaşılması durumunda ise; sanığın adli sicil kaydındaki tekerrüre esas olabilecek diğer mahkûmiyetlerine ilişkin ilam örneklerinin getirtilmesi ve sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden, dosyada sanığa ait adli sicil kaydındaki bilgilere dayanılarak, eksik araştırma ile karar verilmesi,
4- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların müdafileri ile Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,
D) Sanıklar …, … ve … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerkçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Temel cezalar alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmiş ise de, suç konusu net 78.151,32 gram kokainin miktarına bağlı olarak önemi ve değerine göre, TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ile 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince temel cezaların üst sınır veya üst sınıra yakın olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
3- Kabule göre; sanıklar hakkında TCK’nın 188/3, 188/4 ve 35. maddeleri gereğince hükmolunan 8 yıl hapis 2.000 gün adli para cezasından TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 6 yıl 8 ay hapis 1666 gün adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken, hesap hatası sonucu 6 yıl 8 ay hapis 1777 gün adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların müdafileri ile Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,
08/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
…/….
TEFHİM TUTANAĞI
08.10.2020 tarihinde verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı Şahika Onganer’in katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Av. …’in yokluğunda, 15.10.2020 tarihinde, açık olarak okundu.