YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9233
KARAR NO : 2020/6411
KARAR TARİHİ : 02.11.2020
Adalet Bakanlığının, 04/12/2019 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık …’ın mahkûmiyetine dair Savaştepe Asliye Ceza Mahkemesinin 29/05/2018 tarihli ve 2018/25 esas, 2018/207 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 12/12/2019 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Aralarındaki bağlantı nedeniyle, Dairemizin 2020/12250 esasında kayıtlı Savaştepe Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2015 tarihli ve 2015/315 esas, 2015/338 karar sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir.
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanığın 08/06/2013 tarihinde işlediği iddia edilen “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda, 14/11/2014 tarihinde TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ve tedbirin infazına başlanıldığı,
Ancak sanığın yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, 27/11/2015 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı,
Yapılan yargılama sonucunda Savaştepe Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2015 tarihli ve 2015/315 esas, 2015/338 sayılı kararıyla, “ısrar şartının gerçekleşmediği” gerekçesiyle “beraat” kararı verildiği, beraat kararının Cumhuriyet savcısınca temyiz edildiği ve Dairemizin 2020/12250 esas sayılı dosyasında kayıtlı olduğu,
2- Kanun yararına bozma talebine konu olan dosyada ise, sanığın 13/10/2017 tarihinde işlediği iddia edilen “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda, 24/01/2018 tarihli iddianameyle TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının ertelenmesine karar verilmeden kamu davası açıldığı,
Yapılan yargılama sonucunda Savaştepe Asliye Ceza Mahkemesinin 29/05/2018 tarihli ve 2018/25 esas, 2018/207 sayılı kararıyla, TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 08/06/2013 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak veya bulundurmak suçundan dolayı Savaştepe Cumhuriyet Başsavcılığının 14/11/2014 tarihli ve 2014/542 soruşturma, 2014/1 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymamakta ısrar ettiğinden bahisle açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonucunda Savaştepe Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2015 tarihli ve 2015/315 esas, 2015/338 sayılı kararı ile sanık hakkında ısrar şartının gerçekleşmediğinden bahisle beraat kararı verildiği ve karara karşı Savaştepe Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz talebi üzerine dosyanın Yargıtay’a gönderildiği,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/1. maddesinde yer alan, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.” şeklinde hüküm çeşitlerinin tahdidi olarak sayıldığı, somut olayda mahkemesince açılan kamu davası hakkında durma kararı verilerek, şüpheli hakkında geçerli tebligat işlemleri yapıldıktan sonra müracaat etmesi halinde denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği,
Bu hali ile Savaştepe Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2015 tarihli ve 2015/315 esas, 2015/338 sayılı kararının durma kararı mahiyetinde olduğunun anlaşılması karşısında, Savaştepe Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali mahiyetinde olabileceği anlaşılan 13/10/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak ve kabul etmek suçunun ayrıca bir suç oluşturmayabileceği anlaşıldığından, beraat kararına konu dosyanın temyiz incelemesi sonucunun beklenerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Savaştepe Asliye Ceza Mahkemesinin 29/05/2018 tarihli ve 2018/25 esas, 2018/207 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
08/06/2013 tarihli ilk suça ilişkin verilmiş olan 14/11/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal edildiğinden bahisle 27/11/2015 tarihli iddianameyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda Savaştepe Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2015 tarihli kararıyla yargılama şartının gerçekleşmediğinden bahisle beraat kararı verildiğinin ve bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay’da bulunduğunun anlaşılması karşısında,
Bu durumda artık 16/05/2017 tarihli ikinci suça ilişkin olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesinin gerekip gerekmediği hususunda ilk suçtan verilen beraat kararının temyiz incelemesinin sonucu beklenerek sanığının hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi yasaya aykırı olduğundan, kanun yararına bozma talebi kabul edilmiştir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; 16/05/2017 tarihli ikinci suça ilişkin olarak sanığın mahkûmiyetine dair Savaştepe Asliye Ceza Mahkemesinin 29/05/2018 tarihli ve 2018/25 esas, 2018/207 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 02.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.