Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/1055 E. 2020/2874 K. 06.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1055
KARAR NO : 2020/2874
KARAR TARİHİ : 06.07.2020

Adalet Bakanlığının, 17/03/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki kamu davasının düşürülmesine ilişkin Konya 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 07/05/2019 tarihli ve 2014/217 esas, 2014/626 sayılı ek kararının kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 26/03/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanığın 07/04/2010 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Konya 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 05/10/2010 tarihli ve 2010/933 esas, 2010/1231 sayılı kararıyla 5560 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, bu karara Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz edildiği ancak Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/12/2012 tarihli ve 2012/499 değişik iş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği ve tedbirin infazına başlandığı,
2- Ancak sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının ihbar edilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda, Konya 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/05/2014 tarihli ve 2014/217 esas, 2014/626 sayılı kararıyla TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 51/1. maddesine göre cezasının ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, hükmün yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,
3- Daha sonra bu ilam hakkında 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun kapsamında uyarlama yapılmasının talep edilmesi üzerine, Konya 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 07/05/2019 tarihli ve 2014/217 esas, 2014/626 sayılı ek kararıyla “28/06/2014 tarihinde yürürlüğü giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 Sayılı TCK’nun 191. maddesi ile aynı kanunla 5320 Sayılı Kanuna eklenen geçici 7. maddesi uyarınca koşulları oluştuğu” gerekçesiyle kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, kararın yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Dosya kapsamına göre, Konya 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/05/2014 tarihli kararını müteakip denetim süresini iyi halli geçirmesi ve denetime uyması nedeniyle Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 15/06/2015 tarih ve 26 sayısı ile yerine getirme fişi düzenlendiği, 6545 sayılı Kanun ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2 ve 3. fıkralarında yer alan, “(2)Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.(3)Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, sanık hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal etmesi nedeniyle yargılanmasına devam edilerek 27/05/2014 tarihli kararın verildiği, anılan Kanun’un 7/2. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51/8. maddesinde yer alan “Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.” şeklindeki hükme aykırı olarak, cezası ertelenen sanığın denetim süresini yükümlülüklere uygun ve iyi halli olarak geçirmesi halinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 7. maddesi gereğince sanık hakkında kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Konya 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 07/05/2019 tarihli ve 2014/217 esas, 2014/626 sayılı ek kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Hükümlü hakkında verilip kesinleşen 27/05/2014 tarihli mahkûmiyet hükmünden sonra 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesi ve aynı Kanunun 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanunun geçici 7. maddesi sanık lehine hükümler içermekte olup, öncelikle; 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrası ve aynı Kanunun 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanunun geçici 7. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı bu suç tarihinden önce açılmış başka dava olup olmadığının, varsa hükümlünün bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde hükümlünün infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;
a) Hükümlü bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise, 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine”, karar verilmesi,
b) Hükümlü hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya hükümlü bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmiş ise, bu suç nedeniyle doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış ve yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle yargılamaya devam edilerek mahkûmiyet kararı verilmiş olan sanık hakkında 6545 sayılı Kanunla 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunmadığı gözetilerek uyarlama talebinin reddine karar verilmesi,
Gerekirken, sanık hakkında uyarlama koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılmadan ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde yer alan “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır”, CMK’nın 34/1. maddesinde “Hâkim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil, gerekçeli olarak yazılır” şeklindeki hükümlere aykırı olarak hangi gerekçeyle düşme kararı verildiği de belirtilmeden “davanın düşmesine”, karar verilmesi, yasaya aykırı olup, hükümlü hakkındaki 27/05/2014 tarihli kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünden sonra uyarlama yargılaması yoluyla düşme kararı verilmesinin kazanılmış hak teşkil etmediği de gözetilerek, kanun yararına bozma talebi bu yönüyle ve değişik gerekçeyle yerinde görülmüştür.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; kamu davasının düşmesine ilişkin Konya 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 07/05/2019 tarihli ve 2014/217 esas, 2014/626 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 06.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.