YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11148
KARAR NO : 2020/4463
KARAR TARİHİ : 29.09.2020
Mahkeme : İSTANBUL 16. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1- Sanık … hakkında verilen hükmün incelenmesinde :
Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmasının aksine, yaş küçüklüğü nedeni ile yargılaması ayrı yapılan …’den ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgisinin olduğuna ve suça konu uyuşturucu maddelerin satışı için müşteri bulup aracı olduğuna dair, …’in soyut beyanı ve fotoğraf üzerinden yaptığı teşhis dışında, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
2- Sanıklar … ve … hakkında verilen hükümlerin incelenmesinde :
a- Sanık … hakkında İstanbul 27. Sulh Ceza Mahkemesince 28/03/2012 tarihinde yakalama emri çıkarıldığı, ceza miktarı itibarıyla CMK’nın 196/2. maddesi uyarınca istinabe yasağı bulunan suçun yargılaması esnasında sanığın yargılamayı yapan İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’ne çıkarılarak iddianame ve ekleri okunmak suretiyle sorgusunun yapılması gerektiği halde yakalama üzerine 30/11/2014 tarihinde Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yaptığı savunma ile yetinilip, CMK’nın 196/2. ve 217. maddelerine aykırı davranılması,
b- Hükmün verildiği oturumda sanık …’in Diyarbakır E Tipi Kapalı İnfaz Kurumunda, sanık …’nin ise Bitlis Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan tutuklu bulundukları anlaşılmakla, duruşmalara katılmaktan vareste tutulmaları hususunda karar verilmemiş olan sanıkların kısa kararın okunduğu son oturuma getirtilmeyerek ve segbis sistemiyle de olsa hazır bulundurulmaları sağlanmayarak CMK’nın 193. ve 196/5. maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
c- Yaş küçüklüğü nedeni ile yargılaması ayrı yapılan …’den ele geçirilen uyuşturucu maddeyle ilgili ekspertiz raporunun aslı ya da onaylı fotokopisinin, denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile sanık …’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 29.09.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.