Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/13344 E. 2020/8725 K. 09.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13344
KARAR NO : 2020/8725
KARAR TARİHİ : 09.12.2020

Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki İstanbul 11.Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2019 tarihli, 2018/414 esas ve 2019/464 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 20/05/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanığın 21/03/2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda; 28/05/2018 tarihli, 2018/88335 soruşturma, 2018/22564 esas ve 2018/15904 sayılı iddianame ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1-6 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, iddianamede; “şüpheli hakkında daha önce aynı suçtan Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca 09/02/2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ancak şüphelinin erteleme kararındaki yükümlülükleri yerine getirmediği gerekçesi ile Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca 07/12/2016 tarihinde 2015/1021 soruşturma dosyası üzerinden Kocaeli 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, kamu davası açıldıktan sonra 21/03/2018 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalandığı, TCK’nın 191/6.maddesi uyarınca yeniden erteleme kararı verilemeyeceği, şüphelinin ikinci eyleminin bağımsız suç teşkil ettiği” hususunun da belirtildiği,
2-Sanığın adli sicil kaydının ve UYAP kaydının incelenmesinde; 13/12/2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 09/02/2015 tarihli 2015/1021 soruşturma, 2015/115 karar sayılı beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, denetim planına uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle hakkında Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 07/12/2016 tarihli, 2015/1021, 2016/7277 esas ve 2016/5953 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Kocaeli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/10/2017 tarihli, 207/254 esas ve 2017/505 sayılı kararı ile TCK’nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinin anlaşıldığı,
3- Sanığın 06/11/2017 tarihinde uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 25/09/2018 tarihli, 2018/59455 soruşturma, 2018/42953 esas ve 2018/35182 sayılı iddianamesi ile, şüpheli hakkında 21/03/2018 tarihli eylemi nedeniyle İstanbul 11. Asliye Ceza mahkemesine kamu davası açıldığı, davanın 2018/414 esas sayılı dosyası ile derdest olduğu, 06/11/2017 tarihli ve 21/03/2018 tarihli eylemlerin zincirleme suçu oluşturduğu belirtilerek TCK’nın 43/1. maddesi uygulanması gerektiği gerekçesiyle birleştirme talepli olarak İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2018 tarihli ve 2018/567 esas, 2018/536 sayılı kararı ile, davanın İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/414 esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği,
4- Yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 26/11/2019 tarihli ve 2018/414 esas, 2019/464 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1-4, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 04/12/2019 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B-)Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan sanık …’nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1-4, 43/1 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2019 tarihli ve 2018/414 esas, 2019/464 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2019 tarihli kararının hüküm kısmında, sanık hakkında mahkumiyet kararına konu suç hakkında belirlenen temel cezadan 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi gereğince 1/4 oranında artırım yapılmasına karar verilmiş ise de, gerekçe kısmında hangi sebeple zincirleme suç hükümlerinin uygulanması karar verildiğine ilişkin bir açıklama olmadığı anlaşıldığından, artırım yapılmasına konu suç hakkında gerekçede bir açıklama yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2019 tarihli ve 2018/414 esas, 2019/464 sayılı kararının 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2019 tarihli ve 2018/414 esas, 2019/464 sayılı kararı ile sanık …’nın “Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1-4, 43/1 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Anayasa’nın 141. maddesinin 3. fıkrası ile 5271 sayılı CMK’nın 34/1 ve 230. maddeleri gereğince hakim ve mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olarak yazılması, hükmün gerekçe bölümünde, sanığın lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin belirlenmesi, hangi delile hangi nedenlerle üstünlük tanındığının belirtilmesi, delillerle ulaşılan kanıya göre sanığın sabit kabul edilen fiilleri açıklanarak bunun nitelendirilmesi, hangi sebeple zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına karar verildiğinin açıklanması, tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında belirlenen temel cezadan 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi gereğince 1/4 oranında artırım yapılmasına karar verildiği halde, gerekçe kısmında hangi eylemler nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği de açıklanmadan “gerekçesiz” hüküm kurulması kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D)Karar:
Açıklanan nedenlere göre; kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2019 tarihli ve 2018/414 esas, 2019/464 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının ( a ) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
09/12/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.