YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13352
KARAR NO : 2020/8732
KARAR TARİHİ : 09.12.2020
Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkında İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesince 30/10/2019 tarihinde verilen 2018/3 esas ve 2018/437 sayılı kamu davasının düşmesine ilişkin ek kararın kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 21/05/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)Konuyla İlgili Bilgiler:
İncelenen dosyadan;
1-Sanık … hakkında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 25/05/2011 tarihli, 2011/40556 soruşturma, 2011/21630 esas ve 2011/12011 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda; İzmir (Kapatılan) 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 28/07/2011 tarihli ve 2011/822 esas, 2011/1213 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca aynı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 09/09/2011 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği,
2-İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 09/01/2012 tarihli ve 2011/8942 DS sayılı çağrı yazısının şüpheliye tebliği edildiği, müdürlüğe başvurmaması nedeniyle İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce dosyanın kapatılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
3-İzmir (Kapatılan) 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 24/05/2012 tarihli ve 2012/554 esas, 2012/816 sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 7.300,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın yüzüne karşı temyiz yolu açık olmak üzere verilen kararı sanığın temyiz ettiği, Yargıtay (Kapatılan) 20.Ceza Dairesinin 02/11/2017 tarihli, 2017/4432 esas ve 2017/ karar sayılı ilamı ile, infaza ilişkin kararın itiraz kanun yoluna tabi olduğu gerekçesiyle incelenmeden iadesine karar verildiği, bunun üzerine, itirazı inceleyen mercii İzmir 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 08/12/2017 tarihli ve 2017/1114 değişik iş sayılı kararı ile; ısrar şartı gerçekleşmediğinden itirazın kabulüne, İzmir 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 24/05/2012 tarihli ve 2012/554 esas,2012/816 sayılı kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği, dosyanın İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/3 esasına kaydedildiği,
4-İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/05/2018 tarihli, 2018/3 esas ve 2018/437 sayılı kararı ile, ısrar şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına,tedbirin infazı için Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına karar verildiği, kararın 10/07/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleşmesi üzerine infazı için Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
5- Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 14/10/2019 tarihli ve 2018/1748 DS sayılı yazısı ile, denetimli serbestlik tedbiri kararının 12/10/2019 tarihinde infazının tamamlandığının bildirilmesi üzerine, kanun yararına bozma istemine konu İzmir 31.Asliye Ceza Mahkemesinin 30/10/2019 tarihli, 2018/3 esas ve 2018/437 sayılı ek kararı ile; denetimli serbestlik kararına uyduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5.maddesi uyarınca davanın düşmesine karar verildiği, kararın tebliğ edildiğine ilişkin dosya içerisinde herhangi bir belgenin bulunmadığı, kararın 01/11/2019 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştirildiği,
6- Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce kanuna aykırılık ihbarında bulunulduğu,
Anlaşılmıştır.
B-)Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında,
“Kullanmak için uyuşturucu madde satın almak suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 191/2. maddesi gereğince sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair İzmir (Kapatılan) 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 28/07/2011 tarihli ve 2011/822 esas, 2011/1213 sayılı kararının 09/09/2011 tarihinde temyiz edilmeden kesinleşmesini müteakip, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymadığı gerekçesiyle hakkında yapılan yargılama sonucunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 7.300,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir (Kapatılan) 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 24/05/2012 tarihli ve 2012/554 esas, 2012/816 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına ilişkin mercii İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/12/2017 tarihli ve 2017/1114 değişik iş sayılı kararını müteakip, ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle kamu davasının durmasına dair İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/05/2018 tarihli ve 2018/3 esas, 2018/437 sayılı kararının 10/07/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleşmesini müteakip, hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğunun anlaşılması sebebiyle açılan kamu davasının düşürülmesine ve adli sicil kaydının silinmesine ilişkin İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/10/2019 tarihli ve 2018/3 esas, 2018/437 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre,
1) Sanık hakkında verilen 30/10/2019 tarihli düşme kararından önce, 28/06/2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un 191. maddesinde değişiklik yapıldığı cihetle, sanığın hukukî durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde;
2) 5237 sayılı Kanun’un 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğundan bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde;
İsabet görülmemiştir.” denilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/10/2019 tarihli ve 2018/3 esas, 2018/437 sayılı ek kararının kanun yararına bozulması istenilmiştir.
C-)Konunun Değerlendirilmesi ve Karar :
Sanık …’ın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, İzmir (Kapatılan) 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 28/07/2011 tarihli ve 2011/822 esas, 2011/1213 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca aynı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 09/01/2012 tarihli ve 2011/8942 DS sayılı çağrı yazısının şüpheliye tebliği edildiği, müdürlüğe başvurmaması nedeniyle İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce dosyanın kapatılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi üzerine, İzmir (Kapatılan) 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 24/05/2012 tarihli ve 2012/554 esas, 2012/816 sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 7.300,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karara itiraz edilmesi üzerine itirazı inceleyen mercii İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/12/2017
tarihli ve 2017/1114 değişik iş sayılı kararı ile; ısrar şartı gerçekleşmediğinden itirazın kabulüne, İzmir 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 24/05/2012 tarihli ve 2012/554 esas,2012/816 sayılı kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verilmesinden sonra,İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/05/2018 tarihli, 2018/3 esas ve 2018/437 sayılı kararı ile, ısrar şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına, tedbirin infazı için Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına karar verildiği, Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 14/10/2019 tarihli ve 2018/1748 DS sayılı yazısı ile, denetimli serbestlik tedbiri kararının 12/10/2019 tarihinde infazının tamamlandığının bildirilmesi üzerine, İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/10/2019 tarihli, 2018/3 esas ve 2018/437 sayılı ek kararı ile; denetimli serbestlik kararına uyduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. maddesi uyarınca davanın düşmesine karar verildiği, anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına gore; kanun yararına bozma istemine konu İzmir 31.Asliye Ceza Mahkemesinin 30/10/2019 tarihli, 2018/3 esas ve 2018/437 sayılı ek kararının sanığa tebliğ edildiğine ilişkin dosya içerisinde herhangi bir belgenin bulunmadığı, mahkemece kararın 01/11/2019 tarihinde kesinleştirildiği, kesinleşme şerhinin dosya arasında olduğu, ancak; dosya arasında tebliğe ilişkin bir belge bulunmadığı ve karar tarihi ile kesinleşme tarihi arasında 1 günlük sürenin bulunduğu dikkate alındığında, kararın usulüne uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediğinin anlaşılamadığı,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesinde yer alan; “Hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı,o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini,yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir” şeklindeki düzenleme karşısında; kanun yararına bozma istemine konu kararın usulüne uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamadığından, kararın tebliği ile usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesinden sonra gönderilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, bu nedenle kanun yararına bozma isteminin bu aşamada reddine karar vermek gerekmiştir.
D-)Karar:
Açıklanan nedenlerle, İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/10/2019 tarihli ve 2018/3 esas, 2018/437 sayılı ek kararının, sanığa tebliğ edilerek usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesinden sonra kanun yararına bozma incelemesi yapılabileceğinden, İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/10/2019 tarihli ve 2018/3 esas, 2018/437 sayılı ek kararına ilişkin kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
09/12/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.