YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13662
KARAR NO : 2020/8737
KARAR TARİHİ : 09.12.2020
Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki Bursa 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2019 tarihli ve 2019/696 esas, 2019/174 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 04/06/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli … hakkında 13/04/2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda, 22/10/2018 tarihli ve 2018/35140 soruşturma, 2018/3099 sayılı karar ile; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2.maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına, aynı Kanun’un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye 30/10/2018 tarihinde posta yoluyla ve savcılıkta elden tebliğ edildiği, şüphelinin karara itiraz etmediğini belirterek infazın başlamasını talep etmesi üzerine 02/11/2018 tarihinde Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2-Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlandığı, 02/11/2018 tarihinde şüpheliye Yükümlü Ön Bilgilendirme Formu imzalatılarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, 6 oturumluk bağımlılık programına alındığı, Bursa Devlet Hastanesinin 14/02/2019 tarihli raporunda, tedavinin gereklerine uygun davranmaması (6 oturumluk bağımlılık programını tamamlamaması) nedeni ile tedavi programına uyumsuz olduğunun bildirilmesi üzerine uyarılmasına karar verildiği, 08/03/2019 tarihli uyarı yazısının 22/03/2019 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği, uyarılmasından sonra 26/03/2019 tarihinde müdürlüğe başvurduğu, aynı tarihte yeniden hastaneye sevkedildiği, şüphelinin 11/04/2019 tarihinde müdürlüğe dilekçe vererek 28/04/2019 tarihinde askeri birliğine katılacağından denetimli serbestlik tedbirinin durdurulmasını talep etmesi üzerine, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce 16/04/2019 tarihinde Bursa Devlet Hastanesine yazı yazılarak hastane kaydının kapatılması ile evrakın işlemsiz olarak iadesinin istendiği, Bulanık Askerlik Şubesi Başkanlığınca, şüphelinin 26/04/2019 tarihinde askere sevk edildiği, muhtemel terhis tarihinin 26/04/2020 olduğunun bildirildiği, bunun üzerine İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 30/05/2019 tarihli kararı ile infazın durdurulmasına karar verildiği, Bursa Devlet Hastanesinin 22/05/2019 tarihli raporunda; tedavi gereklerine uygun davranmaması (16/04/2019 ve 30/04/2019 tarihli randevularına katılmaması) nedeni ile uyumsuz olduğunun bildirilmesi üzerine İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 11/07/2019 tarihli kararıyla, 26/04/2019 tarihinde askere sevk edildiği, ancak öncesinde 16/04/2019 tarihli Amatem kontrol muayenesine gitmeyerek uyarıya rağmen yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle dosyanın kapatılmasına karar verilerek 16/07/2019 tarihinde Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
3-Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak 01/10/2019 tarihli, 2018/35140 soruşturma, 2019/27432 esas ve 2019/21757 sayılı iddianame ile, 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Bursa 31.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
4-Kanun yararına bozma istemine konu Bursa 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2019 tarihli ve 2019/696 esas, 2019/174 sayılı kararı ile, “sanığın askerlik görevini yerine getireceğinden bahisle denetimli serbestlik dosyasında denetiminin durdurulması talebine ilişkin dilekçe neticesinde Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğü İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonu’nun 30/05/2019 tarihli kararı dikkate alınarak CMK’nun 223/4-b maddesi gereğince sanığa ceza verilmesine yer olmadığına, Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nün sanık hakkındaki dosyasının infazının kaldığı yerden devamına” karar verildiği, kararın 10/02/2020 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B-)Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22/10/2018 tarihli ve 2018/35140 soruşturma, 2018/3099 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 01/10/2019 tarihli ve 2018/35140 soruşturma, 2019/27432 esas, 2019/21757 sayılı iddianamesiyle kamu davası açılması üzerine, sanığın denetimli serbestlik kararına uymamasının iradi bir durum arz etmediği, sanığın vatani görevini yerine getireceğinden ve denetimli serbestlik ihlal kastının bulunmadığından bahisle ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin Bursa 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2019 tarihli ve 2019/696 esas ve 2019/174 sayılı kararı kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/1. maddesinde yer alan, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.” şeklinde hüküm çeşitlerinin tahdidi olarak sayıldığı, somut olayda mahkemesince açılan kamu davası hakkında durma kararı verilerek, şüpheli hakkında mazereti bittikten sonra geçerli tebligat işlemlerin yapılması akabinde müracaat etmesi halinde denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca Bursa 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2019 tarihli ve 2019/696 esas ve 2019/174 sayılı kararının bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
Şüpheli … hakkında “Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca
./..
22/10/2018 tarihli ve 2018/35140 soruşturma, 2018/3099 sayılı “kamu davasının açılmasının ertelenmesine, şüpheli hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına” karar verildiği, kararın infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, şüphelinin kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Bursa 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2019 tarihli ve 2019/696 esas ve 2019/174 sayılı kararı ile, sanığın denetimli serbestlik kararına uymamasının iradi bir durum arz etmediği, sanığın vatani görevini yerine getirdiğinden denetimli serbestlik ihlal kastının bulunmadığı gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına, karar verildiği anlaşılmıştır.
Şüphelinin 11/04/2019 tarihinde Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne dilekçe vererek askeri birliğine katılacağından denetimli serbestlik tedbirinin durdurulmasını talep etmesi üzerine, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce 16/04/2019 tarihinde Bursa Devlet Hastanesine yazı yazılarak hastane kaydının kapatılması ve evrakın işlemsiz olarak iadesinin istendiği, Bulanık Askerlik Şubesi Başkanlığınca, şüphelinin 26/04/2019 tarihinde askere sevk edildiği, muhtemel terhis tarihinin 26/04/2020 olduğunun bildirildiği, bunun üzerine İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 30/05/2019 tarihli kararı ile infazın durdurulmasına karar verildiği dikkate alındığında, mahkemenin, şüphelinin 16/04/2019 tarihli randevusuna katılmamasında denetimli serbestlik tedbirini ihlal kastının bulunmadığı değerlendirmesinin yerinde olduğu, ancak;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/1. maddesinde yer alan, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.” şeklinde hüküm çeşitlerinin tahdidi olarak sayıldığı, somut olayda mahkemesince açılan kamu davası hakkında durma kararı verilerek, şüpheli hakkında mazereti bittikten sonra geçerli tebligat işlemlerinin yapılmasını takiben denetimli serbestlik tedbiri kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D-)Karar:
Açıklanan nedenlerle,
Sanık hakkında açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. Maddesi uyarınca durma kararı verilerek, denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; Bursa 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2019 tarihli ve 2019/696 esas ve 2019/174 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
09/12/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.