Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/13808 E. 2020/8453 K. 02.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13808
KARAR NO : 2020/8453
KARAR TARİHİ : 02.12.2020

Mahkeme : KİLİS Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : Mahkumiyet, Sanık … ,…

Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A-) Sanık … hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik kanun yolu isteğinin incelenmesinde;

./..
Sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, CMK’nın 231. maddesinin 12. fıkrasına göre temyizi mümkün olmayıp, itiraza tabi olması nedeniyle, sanık müdafiinin bu konudaki temyiz isteği itiraz olarak kabul edilerek, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
B-) Sanık … hakkında verilen tefrik kararına yönelik kanun yolu isteğinin incelenmesinde;
Sanık müdafiinin 13/11/2015 tarihli temyiz dilekçesinde “sanık hakkında verilen kararı temyiz ettiği” ancak sanık hakkında mahkemece verilen tefrik kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesinde sayılan hükümler kapsamında bulunmaması nedeniyle sanık müdafinin temyiz isteğinin REDDİNE,
C-) Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen hükümlere yönelik kanun yolu isteklerinin incelenmesinde;
Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıkların gözaltında ve tutuklulukta geçirdikleri sürelerin TCK’nın 63. maddesi gereğince mahsup edilmesine karar verilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür.
Gerekçeli karar başlığında “… yönünden 19.12.2012 ve 31.03.2013; … yönünden …, … yönünden 31.03.2013; … ve … yönünden 12.12.2012; … yönünden 15.12.2012; … yönünden 24.12.2012 ve 12.01.2013; … yönünden 24.12.2012; … yönünden 12.01.2013 ve … yönünden 28.01.2013” şeklinde her bir sanık yönünden suç tarihlerinin ayrı ayrı belirtilmesi gerektiği gözetilmeksizin, suç tarihlerinin “31/03/2013 – 12/11/2012 – 15/12/2012 – 28/01/2013 – 24/12/2012 – 11/12/2012” olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Sanık … yönünden mahkemenin kabul ve uygulamasının yerinde olduğu değerlendirilerek tebliğnamede yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Hükmün D-5 nolu fıkrasında Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/175 emanet sırasında kayıtlı bir kısım sanıklara ait cep telefonlarının karar kesinleştiğinde sahiplerine iadesine karar verilmiş olması karşısında, tebliğnamede yer alan cep telefonlarının sanıklara iadesi yönünde düzeltme yapılması görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiriler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; Cumhuriyet savcısı, sanık … ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
D-) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen hükme yönelik kanun yolu isteğinin incelenmesinde;
Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmalarının aksine, sanıklar … ve … tarafından diğer sanık …
./..
…’e satışı yapılan esrarla ilgisi bulunduğuna veya bu sanıkların suçlarına iştirak ettiğine ilişkin, içeriğine değişik anlamlar yüklenebilen ve maddi bulgularla desteklenmeyen telefon görüşmeleri dışında, kuşku sınırlarını aşan mahkumiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığından; sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları, bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
02/12/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.