YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14778
KARAR NO : 2021/9109
KARAR TARİHİ : 22.09.2021
Mahkeme : BURSA Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
İlk derece mahkemesince hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraat hükmü verilen ve hüküm aleyhine istinaf talebi de bulunmayan sanık … hakkındaki beraat hükmünü temyiz hakkı bulunmayan sanık … müdafiinin bu yöndeki temyiz başvurusunun 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi gereğince reddine karar verilerek inceleme yapılmıştır.
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede;
Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik eleştiri yapılarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin ESASTAN REDDİNE,
B-) Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
Sanık müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteminin, 08/03/2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile 5271 sayılı Kanunun 299/1-1. cümlesine getirilen değişiklik uyarınca; takdiren reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmıştır.
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin
dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede;
1-) Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna konu 25.02.2017 tarihinde ele geçirilen maddelerin, tanık Yakup’un sanıktan temin ettiğine dair soyut beyanı dışında aleyhinde yeterli ve kesin delil bulunmadığı aşamada, kendisi tarafından tanıklara temin edildiğini belirtmek suretiyle ikrarıyla kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiğinin anlaşılması karşısında, hakkında TCK’nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-) (1) nolu bozma nedeni de dikkate alınarak zincirleme suça ilişkin TCK’nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 25.02.2017 tarihli eylemi sabit ise de; hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen …’a suça konu esrarın sanık tarafından satıldığına ilişkin tanık …’ın sonradan döndüğü soyut beyanı dışında kuşkuyu aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında TCK’nın 188/3 maddesi uyarınca ceza verilmesi ile yetinilmesi gerektiği halde, zincirleme suç hükümleri uyarınca TCK’nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın İnegöl Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmesine,
22.09.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.