Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/1564 E. 2021/10655 K. 26.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1564
KARAR NO : 2021/10655
KARAR TARİHİ : 26.10.2021

İNCELENEN KARARLA
İLGİLİ BİLGİLER
Mahkeme : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi
Karar Tarihi-Numarası : 01.07.2019 – 2019/1688 esas ve 2019/1722 karar
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : 1-) Mahkûmiyet; … 4. Ağır Ceza Mahkemesi
03.04.2019 tarihli 2019/52 esas ve 2019/185 sayılı kararı
2-) İstinaf başvurusunun esastan reddine;
… Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin
01.07.2019 – 2019/1688 esas ve 2019/1722 kararı

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan hükümlülüğün “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olduğu, 6545 sayılı Kanunla getirilen TCK’nın 191. maddesindeki değişiklikler ile koşullarının oluşması durumunda, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” ve “davanın düşmesi” seçeneklerine de yer verilmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınan ilamla ilgili olarak yasal değişiklik sonrası bir uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmamışsa uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği; eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, tanık beyanlarının çelişkili olduğuna dair temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenin dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-) Sanığa verilen adli para cezasının TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca birer ay ara ile 24 eşit taksit ile tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde tamamının bir defada tahsil edileceğine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli
para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek TCK’nın 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması,
2-) Hükümden sonra TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, CMK’nın 302. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak bu durumların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 303. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesi hükmünün;
1-) Hüküm fıkrasının, sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafına “… bir defada tahsil edileceğinin” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin eklenmesi,
2-) TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümde “.. sayılı iptal kararı’” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler” ibaresinin yazılması,
Suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi hükmünün DÜZELTİLEREK TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİNE,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın … 4. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmesine, 26/10/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.