Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/15808 E. 2023/535 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/15808
KARAR NO : 2023/535
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bozüyük 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2017 tarihli ve 2017/288 Esas, 2017/575 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstinaf edilmeksizin kesinleşen karara karşı Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25.10.2018 tarihli ve 2018/7650 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2018 tarihli ve KYB-2018/89047 sayılı Tebliğnamesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 19.06.2019 tarihli ve 2018/5760 Esas, 2019/3711 Karar sayılı ilamı ile, koşulları oluşmadığı halde hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesinin kanuna aykırı olması nedeniyle kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir.
C. Kanun yararına bozmadan sonra, Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2019 tarihli ve 2019/596 Esas, 2019/619 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, üzerinde uyuşturucu madde ele geçmediğine ve atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın suç tarihinde uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edildiği gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; sanığın 24.02.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra beş yıllık erteleme süresi içerisinde 01.03.2017 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi gereğince

kovuşturma şartının gerçekleşmesi nedeniyle Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2019 tarihli ve 2019/596 Esas, 2019/619 Karar sayılı kararında, hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak:
İstinaf edilmeksizin kesinleşen Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2017 tarihli ve 2017/288 Esas, 2017/575 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25.10.2018 tarihli ve 2018/7650 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2018 tarihli ve KYB-2018/89047 sayılı Tebliğnamesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 19.06.2019 tarihli ve 2018/5760 Esas, 2019/3711 Karar sayılı ilamı ile, koşulları oluşmadığı halde hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesinin kanuna aykırı olması nedeniyle kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere kanun yararına bozulmasına karar verilmiş, bozmadan sonra verilen hükümde, hükmolunan hapis cezası ertelenmemiştir. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinde yer alan “Bozma nedenleri; Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne ilişkin ise, kararı veren hakim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hüküm önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, sanığın kazanılmış hakkı gözetilmeden, önceki hükümde ertelenmesine karar verilen hapis cezasının bu kez ertelenmesi yönünde karar verilmemesinin kanuna aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2019 tarihli ve 2019/596 Esas, 2019/619 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün;
Birinci bendinin sonuna “Sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek verilen hapis cezasının 5237 sayılı

Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.