Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/15825 E. 2020/6014 K. 21.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/15825
KARAR NO : 2020/6014
KARAR TARİHİ : 21.10.2020

Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ihraç etme
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Temyiz incelemesi, duruşmalı inceleme talebinde bulunan sanık müdafiinin yöntemine uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemesi ve mazeret de bildirmemesi nedeniyle duruşmasız olarak yapıldı.
1-Dosyadaki bilgi ve belgelere; tanıklar …, …. ve ….’in beyanlarına, takograf cihazı kayıtlarına göre sanığın kullandığı, uyuşturucu maddelerin bulunduğu ve Türkiye’de gümrük işlemi uygulanmış olan TIR’ın mührünün Avusturya ülkesi Salzburg şehrinde 06.09.2007 tarihinde söküldüğü ve TIR’dan yük indirme işleminin yapıldığının anlaşıldığı, uyuşturucu maddelerin yakalanması ile mührün sökülmesi arasında geçen süre de göz önüne alındığında, sanığın savunmasının aksine, Almanya ülkesinde kullanımında bulunan TIR’dan ele geçirilen suç konusu maddelerin sanık tarafından Türkiye’den götürülerek, uyuşturucu madde ihracı suçunu işlediğine ilişkin kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Almanya adli makamlarından temin edilen suça konu maddenin eroin olduğuna ilişkin raporun bilim ve fen kurallarına uygunluğunun denetlenmesi için Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulundan da bilirkişi raporu düzenlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-TCK’nın 188/2 maddesi uyarınca sanığın yurt dışında aldığı cezanın infaz edilmiş kısmının cezasından mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın yurt dışından almış olduğu 13 yıl hapis cezasının tamamının cezadan mahsup edilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
4- 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunun 10. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 21.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.