YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1630
KARAR NO : 2021/12349
KARAR TARİHİ : 24.11.2021
İNCELENEN KARARLA
İLGİLİ BİLGİLER
Mahkeme : …Bölge Adliye Mahkemesi …Ceza Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınıp, sanık müdafiinin dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Sanık hakkında uyuşturucu madde ithal etme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün düzeltilerek istinaf talebinin esastan reddine dair … Bölge Adliye Mahkemesi …. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca sanık müdafiinin temyiz isteminin ESASTAN REDDİNE, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın … Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmesine, 24/11/2021 tarihinde Üye …’in karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
18.10.2018 tarihli Risk Analizi, Arama ve Olay Tutanağına göre, gümrük muhafaza memurlarınca, aynı gün ….’dan gelerek … Havalima’nına inen … Havayolları’na ait MS737 sefer sayılı uçağın yolcu bagajları şut (chute) altı tabir edilen bölümünde yapılan x-ray kontrolünde, … adına kayıtlı 2 adet bagajda şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine, bagajlar dış hatlar yolcu geliş salonundaki 9 numaralı banda alınarak sahibinin valizleri teslim alması beklenmiş, sonradan sanık…. olduğu belirlenen şahıs valizleri aldıktan sonra gümrük kontrol noktasını geçmesini müteakiben ülkemize giriş yapmak üzere iken görevlilerce durdurulmuş ve valizinde yapılan kontrolde alüminyum folyoya sarılı brüt 15,54 kg. esrar maddesi ele geçirilmiştir.
Yürütülen soruşturma sonucunda sanık hakkında açılan kamu davasına istinaden yapılan yargılama neticesinde, … Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2019 tarihli kararıyla, sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçundan dolayı TCK’nın 188/1 ve 62. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına hükmolunmuş; … Bölge Adliye Mahkemesi …. Ceza Dairesinin 01.7.2019 tarih ve 2019/1717 sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Olay tutanağı ve dosyadaki diğer belgeler incelendiğinde; önceden yapılan tespit ve takibi müteakiben, sanığın valizlerini bagaj bandından teslim aldıktan sonra gümrük noktasından geçiş yaptığı sırada gümrük muhafaza memurları tarafından durdurulduğu ve yapılan aramada valizlerin içindeki uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, böylece görevlilerin müdahalesiyle sanığın uyuşturucu maddeyi ülkeye sokmasına engel olunduğu, dolayısıyla sanığın işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunun tamamlanmadığı ve teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmaktadır.
İthal “uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin maddeten, Türkiye’nin siyasi sınırlarının her hangi bir yerinden sokulması” (…’ten aktaran: …, Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları, Adalet Yayınevi, Ankara 2020, s. 63) olarak tanımlanmakla birlikte, gümrük (sınır) kapılarının bulunduğu yerlerde uyuşturucu maddenin Türkiye’ye sokulmuş sayılması için gümrük kontrol noktasından herhangi bir şekilde geçirilmiş olması gereklidir. Gümrük kontrolünün amaçlarından biri kaçak veya yasak eşyanın ülkeye girişinin önlenmesi olup, gümrük işlemleri sırasında uyuşturucu veya uyarıcı maddenin polis ya da gümrük görevlisi gibi yetkililer tarafından yakalanması halinde, maddenin ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, ithal suçunun tamamlandığından söz edilemez. Zira uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme, esas itibariyle ülkeye sokulan maddenin satılması, satışa arz edilmesi ya da başkalarına verilmesi gibi kullanmak amacı dışındaki eylemlerin icrasına yönelik olarak işlenen bir suç olup, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin gümrük işlemleri sırasında yakalanması halinde, elverişli hareketlerle doğrudan doğruya ithal suçunun icrasına başlayan failin elinde olmayan nedenlerle, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulmasına engel olunarak ithal suçunun tamamlanması ve aynı zamanda maddenin ülke içinde satışı, satışa arz edilmesi ve başkalarına verilmesi gibi tasarruflarda bulunulması önlenmektedir.
Doktrinde de yukarıda açıklanan görüşü destekleyen çok sayıda yazar bulunmaktadır. Örneğin İltaş, “Gümrük kapısı olan yerler bakımından suça konu olan ve saklanan/bildirilmeyen maddenin gümrük işlemleri sırasında yetkililer tarafından yakalanması halinde failin tamamlanmış ithal suçundan dolayı değil de ithal suçuna teşebbüsten dolayı cezalandırılması gerektiği” görüşündedir (Yiğit İltaş, Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu, Adalet Yayınevi, Ankara, 2020, s. 192). Savaş/Mollamahmutoğlu’na göre de, “İthal suçu: maddenin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yabancı ülkeden yurda gümrükte saklanarak veya beyan edilmiyerek sokulması ile tamamlanır. Fail gümrükte işlemler sırasında yakalanmış ise suç tamamlanmamıştır. Eylem … teşebbüs derecesinde kalmıştır.” (Vural Savaş-Sadık Mollamahmutoğlu, Türk Ceza Kanununun Yorumu, 3. Cilt, Seçkin Yayınevi, Ankara 1999, s. 3609-3610).
Somut olayda ise; uçakla getirilen uyuşturucu madde, Türkiye’de yapılan ilk kontrolde tespit edilmiş ve sanık gümrük noktasında yakalanmıştır. Sanığın Kahire’de valizlerini uçağa teslim etmesinden sonra uçağın şut altı bagaj bölümüne konulan valizleriyle irtibatı kesilmiş ve valizleri üzerinde tasarruf imkânı kalmamıştır. Uçak Türkiye’ye iner inmez şut altı bagaj bölümünde görevliler tarafından yapılan x-ray kontrolünde valizlerde uyuşturucu madde bulunduğu anlaşılmış ve sanık takip edilmeye başlanmıştır. Dolayısıyla valizler uçakla Türkiye’ye getirilmiş ise de, sanık valizlerini teslim aldıktan hemen sonra gümrük görevlileri tarafından takip sonucu yakalandığından, sanığın valizleri üzerinde kontrol sağlaması ve taşıdığı uyuşturucu maddeyi Türkiye sınırları içinde satış, satışa arz etme ve başkalarına verme gibi tasarruflarda bulunması önlenmiştir. Bu suretle sanığın fiili olarak uyuşturucu maddeyi ülkeye sokmasına engel olunduğundan, sanığın elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icrasına başladığı uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçu, elinde olmayan nedenlerle tamamlanamamış ve teşebbüs aşamasında kalmıştır.
Dava konusu olayda, sanığın valizlerini ülke dışında uçağa teslim ettikten sonra valizleriyle (ve içinde taşıdığı uyuşturucu madde ile) irtibatının kesilmiş olduğu ve şut altı bagaj bölümünde bulunan valizlerdeki uyuşturucu maddenin Türkiye’ye inmesini müteakiben gümrük görevlileri tarafından yapılan tespit ve takip sonucu yakalandığı dikkate alınmaksızın, uyuşturucu maddenin ülke sınırları içine girmiş olması nedeniyle uyuşturucu madde ithal etme suçunun tamamlanmış olduğunun kabul edilmesi, işlenen fiilin özellik arz eden yönlerini göz ardı eden, şeklî bir yaklaşımın tezahürüdür.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanığın işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçu teşebbüs aşamasında kaldığından, sanık hakkında TCK’nın 188/1. maddesi uyarınca tayin edilen cezadan TCK’nın 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, sanığın eylemi tamamlanmış suç olarak kabul edilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu kanaatini taşıdığımdan, sanık hakkında ilke derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair …Bölge Adliye Mahkemesi …. Ceza Dairesinin 01.7.2019 tarih ve 2019/1717 sayılı kararının bozulması yerine, temyiz isteminin esastan reddi yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 24.11.2021