Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/17387 E. 2022/14102 K. 28.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17387
KARAR NO : 2022/14102
KARAR TARİHİ : 28.12.2022

Mahkeme : NAZİLLİ 3. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Düşme

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık hakkında yapılan soruşturma sonunda, Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 03/12/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararını müteakip, sanığın kendisine yüklenen yükümlülükleri ihlal ettiği gerekçesiyle kamu davası açılması üzerine; Mahkemece sanığın MERNİS şerhi adresine erteleme kararının tebliğ edildiği, henüz TCK’nın 191/2. maddesi gereğince erteleme kararının tebliğinin usulüne uygun olarak gerçekleştirilmemesi dolayısıyla kararının kesinleşmediği gibi tebliğ mazbatasının da dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmakla kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden bahisle açılan kamu davasının CMK’nın 223/8. maddesi gereği düşürülmesine karar verildiği anlaşılmakla,
5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/1. maddesinde; “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında “Türk Ceza Kanunu’nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.” şeklinde düzenlemenin yer aldığı, tüm bu düzenlemeler karşısında somut olayda; “ dosyada bulunan tebligat parçalarına göre doğrudan sanık …’ın MERNİS adresine tebliğe çıkarıldığı ve Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebligatın yapıldığı, oysa sanığın kollukta alınan beyanında adres olarak Antalya ili itibarıyla bir adresi beyan ettiği, şu halde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na göre sanığın bilinen son adresine ilk önce tebligat yapılmadan doğrudan MERNİS adresine tebligatın çıkarıldığı, bu işlemin ise usule aykırı olduğu, ancak usule aykırı olan bu tebligata dayanılarak kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve tedavi ve denetimli serbestlik kararını kesinleştirmek suretiyle sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik kararı ile ilgili tebligatların çıkarıldığı ve sanığın bu tebligatlara uymadığından bahisle hakkında kamu davası açıldığı görülmüştür. Bütün bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere tedavi ve denetimli
serbestliğe esas olan 03/12/2014 tarihli karar tebligat yönünden usule uygun olmadığından hukuki olarak kesinleşmemiştir. Yani sanık bu kararı hukuken öğrenememiş ve dolayısıyla yasal olarak bu karara itiraz hakkına kavuşamamamıştır. Karar sonunda sanığın itiraz hakkı bulunduğu yazıldığına göre öncelikle 03/12/2014 tarihli kararın usulünce tebliğ edilerek kesinleştirilmesi, daha sonra karara süresinde itiraz edilmez ise evrakın denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderilmek suretiyle infazına çalışılması, bundan sonraki süreçte sanığın davranışına göre işlemlerin yerine getirilmesi gerektiğinden bu işlemler yapılmadan kamu davasının açılması CMK.170, 174/1-a ve TCK.191. madde bakımından dava şartı olduğundan ve dava şartı da usulüne uygun bir şekilde yerine getirilmediğinden davanın düşürülmesine” gerekçesi ile düşme kararı verilemeyeceği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2. cümlesi uyarınca kamu davası hakkında durma kararı verildikten sonra tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın infazının sonucunun beklenilmesi, kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin, hükmün BOZULMASINA, 28/12/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.