Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/17503 E. 2023/449 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17503
KARAR NO : 2023/449
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.08.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2- İstanbul 20. Sulh Ceza Mahkemesinin, 12.11.2013 tarihli ve 2013/718 Esas, 2013/1412 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 20.11.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.

3- İstanbul 74. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2015 tarihli ve 2014/1747 Esas, 2015/172 Karar sayılı kararı ile sanığın denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile sanık hakkında yapılan yargılamada denetimli serbestlik tedbiri infaz dosyasında gönderilen çağrı yazısını amcasının oğlunun tebliğ aldığı ve haberdar olmadığı dikkate alınarak tedbir kararının aynen infazına karar verilmiştir. Kararın kesinleşmesi ile sanığın tekrar denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile sanık hakkında İstanbul 74. Asliye Ceza Mahkmesinin 04.02.2018 tarihli ve 2015/727 Esas 2016/114 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkraları uyarınca 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hüküm kurulurken basit yargılama usulünün uygulanmaması ve hükmün yeterli gerekçeye sahip olmaması nedeniyle bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği; “temyiz etmek istiyorum” diyerek temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Olay tarihinde, devriye görevi ifa eden ekiplerce durumundan şüphelenilerek durdurulan sanığın, görevlileri görünce şüpheli hareketler sergilemesi ile yapılan kaba üst aramasında pantolon cebinde jelatine sarılı 1 adet hap geçirildiği, alınan ekspertiz raporuna göre ele geçirilen maddenin kırmızı reçeteye tabi buprenorphine içerdiğinin belirlendiği, mahkemece eyleminin sübuta erdiği kabul edilerek
hakkında atılı suçtan 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, hükmün kesinleşmesi üzerine infaza verildiği ancak denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeni ile evrakın iade edildiği, bu kapsamda denetime uymadığı dikkate alınarak sanığın durumu yeniden değerlendirilerek, sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 50 inci maddesine göre kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;

İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 10.07.2013 tarihli raporuna göre sanığın üzerinde ele geçirilen 1
adet tabletin “buprenorphine” aktif maddesini içeren kırmızı reçeteye tabi ilaç olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci ve altıncı fıkrasında öngörülen suçlar saklı kalmak üzere, bu maddenin “kullanmak amacı ile bulundurulmasının” suç oluşturmayacağı ve kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen ve uyuşturucu madde kullandığı hususu teknik yöntemlerle de belirlenemeyen sanığın, soyut beyanı dışında atılı suçu işlediğine ilişkin, kuşku sınırlarını aşan mahkûmiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 74. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/727 Esas, 2016/114 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.01.2023 tarihinde karar verildi.