Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/17662 E. 2023/634 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17662
KARAR NO : 2023/634
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.10.2010 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Büyükçekmece 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 01.06.2012 tarihli ve 2010/5023 Esas, 2012/2393 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına uygulanmasına karar verilmiştir.
C. Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2014 tarihli ve 2014/1297 Esas, 2014/656 Karar sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesi birinci fıkrası (a) bendi, 52 nci maddesi ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 6000 T.L. Adli para cezası ile cezalandırılmasına, 04/02/2016 tarihli Ek Kararı ile de temyizin reddine karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri
Sanık, 28.01.2016 tarihli dilekçesi ile pişman olduğunu beyan ederek temyiz talebinde bulunmuştur.
III. GEREKÇE
Sanığın yokluğunda verilen hükmün öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre tebligat çıkarılması, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun’un 21 inci ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek,tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği nazara alındığında,

doğrudan MERNİS adresine 05/02/2015 tarihinde yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğu, anlaşılmakla sanığın temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; 10.12.2014 tarihli hüküm tarihinden temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar geçen sürede, zamanaşımı süresinin dolduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
1- Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2- 10.12.2014 tarihli hüküm tarihinden temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2014 tarihli ve 2014/1297 Esas, 2014/656 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.01.2023 tarihinde karar verildi.