Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/17756 E. 2023/478 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17756
KARAR NO : 2023/478
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.02.2011 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İzmir (Kapatılan) 14 . Sulh Ceza Mahkemesinin, 03.05.2011 tarihli ve 2011/142 Esas, 2011/378 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 07.06.2011 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.

3. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İzmir (Kapatılan) 14. Sulh Ceza Mahkemesinin, 29.04.2013 tarihli ve 2012/1274 Esas, 2013/423 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan karar tarihinde yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğunun, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası ve sekizinci fıkraları uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 17.06.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.

4. Sanığın denetim süresi içinde 09.02.2014 tarihinde işlediği hakaret suçundan İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 24.03.2014 tarihli ve 2014/189 Esas, 2014/162 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 01.04.2014 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2014 tarihli ve 2014/220 Esas, 2014/354 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında lehe aleyhe kanun değerlendirmesi yapılarak tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığından bahisle yeniden, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanığın lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğunun, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası ve sekizinci fıkraları uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın
beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 10.12.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.

5. Sanığın denetim süresi içinde 20.01.2014 tarihinde işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan İzmir (Kapatılan) 17. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 16.06.2014 tarihli ve 2014/175 Esas, 2014/622 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 02.11.2015 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2016 tarihli ve 206/23 Esas, 20116/77 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, yersiz ve haksız olduğuna ve kararı kabul etmediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Güvenlik güçlerinin görevlerini ifaları sırasında durumunda şüphelendikleri sanığın yanına giderken sanığın gazeteye sarılı bir şeyi yere attığının görülmesi üzerine atılan kağıt içerisinde uyuşturucu olduğunun anlaşılması üzerine suç konusu madde muhafaza altına alınıp, yapılan incelemede söz konusu maddenin esrar içerdiği ve bu itibarla üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu, sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirine hükmolunmasına rağmen sanığın tedavi programına uymadığı, sanığın müsnet suçtan cezalandırılmasına ve sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, verilen kararın 17.06.2013 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde İzmir Kapatılan 17. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.06.2014 tarihli 2014/175 Esas ve 2014/622 karar sayılı kararı ile 20.01.2014 tarihinde kasıtlı bir suç olan Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma suçunu işlediği gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında, 02.12.2014 tarihli karar ile sanık lehine olarak yeniden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 10.12.2014 tarihinde kesinleştiği gözetilmeksizin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmeden, sanığın 20.01.2014 tarihinde işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediğinden bahisle daha önce verilen 29.04.2013 tarihli karara atıf yapılarak, şartları oluşmadan hükmün açıklanmasında, hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2016 tarihli ve 206/23 Esas, 20116/77 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.01.2023 tarihinde karar verildi.