Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/17880 E. 2023/750 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17880
KARAR NO : 2023/750
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2020/17848 esasında kayıtlı Erciş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2016/171 Esas, 2016/424 Karar, 2020/17597 esasında kayıtlı Patnos 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli ve 2015/444 Esas, 2016/211 Karar ve 2021/10989 esasında kayıtlı Erciş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2016 tarihli ve 2016/163 Esas, 2016/236 Karar sayılı dosyaları ile birlikte incelenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, Erciş Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.

2. Sanığın yükümlülüklerine uymadığının bildirilmesi üzerine Erciş Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

3. Erciş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2016 tarihli ve 2015/425 Esas, 2016/191 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile hak yoksunluğuna ve mahsuba hükmedilmiştir.

4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Kavga ihbarıyla yapılan üst aramasında eroin ve metamfetamin içeren madde taşıdığı belirlenen ve tırnağında eroin metaboliti tespit edilen sanığın eyleminin sabit olduğu, Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği’nin 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, yapılan tebligata rağmen denetime hiç başlanılmaması durumunda ısrar şartı aranmaksızın kaydın kapatılacağının belirtildiği, bu kapsamda sanığın çağrıya rağmen süresinde başvuru yapmadığı gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Suç tarihi itibariyle sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin uygulanma koşulu bulunmadığı belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
A) Suç tarihi, 17.09.2014 olduğu halde gerekçeli karar başlığında 20.05.2014 olarak yazılması,
B) Yargılama sırasında ….. A Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan
ve duruşmadan bağışık tutulma talebi olmayan sanığın, hükmün tefhim olunduğu duruşmada hazır edilmeden veya SEGBİS yolu ile katılımı sağlanmadan, yokluğunda mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 193 üncü ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
C) Sanığın temyize konu 17.09.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle 08.06.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, kararın sanığın MERNİS adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında muhtara teslim edildiği anlaşılmış olup; 7201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, aynı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata aynı Kanun’un 23 üncü maddesinin bir ila sekizinci fıkraları ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in 16 ıncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin tebliğ edilmesi usulsüz olduğundan 08.06.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı,
Birlikte incelenen dosya kapsamında sanığın 30.01.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle 21.10.2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, kararın sanığın MERNİS adresinde 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kardeşine tebliğ edildiği anlaşılmış olup; 7201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine göre tebligatın, öncelikle muhatabın beyan ettiği, en son adrese yapılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilip, bu adrese tebligatın yapılması gerekir. Bu kapsamda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının, sanığın 30.01.2014 tarihli kolluk ifadesinde ikamet adresi olarak bildirdiği “…. Mah. …. Cad. ….. Apt. Kat:2 No:3 …./Van” adresi yerine, doğrudan MERNİS adresinde tebliğ edilmesi usulsüz

olduğundan 21.10.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı,
Birlikte incelenen dosya kapsamında sanığın 03.05.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle 27.03.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, kararın sanığa tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı,
Birlikte incelenen dosya kapsamında sanığın 07.07.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle 05.05.2016 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan kamu davası açıldığı,
30.01.2014, 03.05.2014 ve 17.09.2014 tarihli eylemler nedeniyle üç ayrı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve üç kararında yukarıda açıklandığı üzere kesinleşmediği, dolayısıyla kovuşturma şartlarının oluşmadığı birlikte değerlendirildiğinde, erteleme kararı verilmesinden önceki tüm eylemlerin tek bir suç olarak kabulü ile tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiğinden, her dört suça ilişkin davalar birleştirilerek, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devam edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erciş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2016 tarihli ve 2015/425 Esas, 2016/191 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.