YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17888
KARAR NO : 2023/1233
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında suç tarihinde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçunu işlediğinden Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2014/1007 Esas, 2015/492 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilmiştir. Kararın 08.09.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/665 Esas, 2016/206 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında denetimli serbestlik müdürlüğü çağrı yazısını annesinin tebliğ aldığı ve sanığın kastının olmadığı belirtilerek sanığın beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz talebi;
Mahkemece, sanığa denetimli serbestlik tedbirinin yerine getirilmesine ilişkin yapılan tebligatın yerine getirmemesi şeklindeki eyleminin erteleme süresi zarfındaki kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar olarak değerlendirilmemesi halinde denetimli serbestlik tedbirinin devamına şeklinde karar vermesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde alınan bir ihbar ile (58 .. …) plakalı araçta bir bayanın zorla kaçırıldığı yönünde bilgi alındığı, bunun üzerine polis ekiplerinin çalışma başlattıkları, söz konusu aracın Paşabahçe Piknik Alanı girişinde park halinde, kapıları ve bagajı açık vaziyette görüldüğü, aracın yanında …,…,. ve sanığın olduğu, aracın içerisinde vites kolunun yanında uyuşturucu olduğu değerlendirilen bir maddenin ele geçirildiği, sanığın yaptırılan idrar tahlilinde uyuşturucu maddenin etken maddesinin pozitif çıktığı, sanığın uyuşturucu kullandıklarını ikrar ettiği, böylece sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği anlaşılarak 18.06.2014 tarihli iddianame ile kamu davasının açıldığı,
yapılan yargılama ile 6545 sayılı Kanun ile değiştirilmiş 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılacağı hükmü getirilmiş ise de eski düzenlemeye göre tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasının her halükarda sanık lehine olduğu, kaldı ki bu dosya tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması nedeni ile tekrar ele alınsa bile bu durumda da seçenek yaptırımların uygulanabileceği bu yönüyle de bu uygulanmanın sanık lehine olduğu değerlendirilerek sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiği, sanığın denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymaması ile dosya tekrar ele alınarak sanık hakkında denetimli serbestlik müdürlüğü çağrı yazısını annesinin tebliğ aldığı ve sanığın kastının olmadığı belirtilerek sanığın beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesi 1 inci fıkrasında; “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür. Soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.” şeklinde düzenlemenin yer aldığı, tüm bu düzenlemeler karşısında somut olayda; sanık hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına ilişkin çağrı yazısının sanığın annesine tebliğ edilmesi üzerine sanığın müdürlüğe başvurmaması üzerine dosyanın kapatılarak yapılan yargılamada sanığın kastının bulunmaması ve yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması sebebiyle beraat kararı verilemeyeceği, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesi 8 inci fıkrası 2 inci cümlesi uyarınca kamu davası hakkında durma kararı verilerek, gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın infazının sonucunun beklenilmesi, kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/665 Esas, 2016/206 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.