Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/18027 E. 2023/926 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18027
KARAR NO : 2023/926
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, re’sen de temyize tabi olan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kahta Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kahta Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2014/474 Esas, 2015/144 Karar sayılı kararı ile sanığın Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiştir.
3. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Kahta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2015/4 Esas, 2016/46 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesi ve 52 nci maddesi uyarınca 4.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir.

4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri,
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğu,
2. Erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığı,
3. Delillerin takdirinde hata yapıldığı,
4. Yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Suç tarihinden inceleme tarihine kadar olağanüstü zamanaşımının dolduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

Sanık hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği 08.04.2015 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle mahkemenin tensip tarihi olan 10.09.2015 tarihleri arasındaki duran süreler de eklendikten sonra, suç tarihinden itibaren, temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında 15-18 yaş arasındaki çocuklar için öngörülen 7 yıl 12 aylık dava zamanaşımının süresinin dolduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kahta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2016 tarih, 2015/4 Esas ve 2016/46 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.