YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18422
KARAR NO : 2023/1662
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İzinsiz kenevir ekme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığının 20.08.2010 tarihli iddianamesi ile sanığın izinsiz kenevir ekme suçundan 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun’un 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Erdemli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2011 tarihli ve 2010/1041 Esas, 2011/522 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun’un 23 üncü maddesinin son fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci ile sekizinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 07.07.2011 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
3. Sanığın denetim süresi içinde 10.09.2014 tarihinde işlediği suç nedeniyle Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 16.12.2015 tarihli ve 2014/1136 Esas, 2015/1258 Karar sayılı mahkûmiyet kararının kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Erdemli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2016 tarihli ve 2016/121 Esas, 2016/452 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun’un 23 üncü maddesinin son fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 15.04.2016 tarihli dilekçesi ile haksız olarak aldığı hapis cezasının para cezasına çevrilmesini talep ettiğini beyan ederek temyiz talebinde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay yeri tespit tutanağında gelen ihbar üzerine sanığa ait evde ve araçta yapılan aramada toplam 137.26 gram esrar ele geçirildiği, Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarı Daire Başkanlığı
Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen ekspertiz raporunda, incelenmek üzere gönderilen suça konu bitkilerin kenevir bitkisi, tüm dosya içeriğine toplanan delillere, dinlenen sanık, zabıt mümzii tanık beyanı ile dosyada mevcut arama tutanağı, ve ekspertiz raporuna göre; suç tarihinde yapılan genel kontrol sırasında sanıkların içinde bulunduğu araçtan dışarıya uyuşturucu madde atıldığının tespit edilmesi üzerine sanık …’a ait Çeşmeli Kas. Eftelya sit. T blok no:1/1 adresinde yapılan aramada evin salonunda saksı içerisinde dikili iki kök dişi hint kenevirinin ele geçirildiği, hint kenevirlerinin sanık …’ın ektiği anlaşıldığından sanığın izinsiz hint keneviri ekmek suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası” olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı Kanun’un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile, “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin, aynı bentte yer alan “… basit yargılama usulü…” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre; “mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında,
Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun, “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erdemli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2016 tarihli ve 2016/121 Esas, 2016/452 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.