YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18794
KARAR NO : 2023/1958
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ordu Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.10.2012 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Ordu 3. Sulh Ceza Mahkemesinin, 25.02.2013 tarihli ve 2012/689 Esas, 2013/191 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 07.03.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
3. Ordu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2014 tarihli ve 2014/734 Esas, 2014/387 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca takdir edilen 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna dair hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 30.12.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
4. Sanığın denetim süresi içinde 20.06.2015 tarihinde işlediği “tehdit” suçundan Ordu 5. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 26.01.2016 tarihli ve 2015/778 Esas, 2016/87 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 16.02.2016 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Ordu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2016 tarihli ve 2016/185 Esas, 2016/468 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle,
1. Gerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerek açıklanan kararın hukuki yönden usul açısından eksik ve hatalı olduğu,
2. Uyuşturucu kullanma suçundan ceza verilmişse de uyuşturucu kullanırken yakalanmadığı, kullandığına dair suç tarihinde teknik ve sağlık açısından inceleme ve analiz yapılmadığını,
3. Karar verilirken 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının yaş küçüklüğünün uygulanması gerektiğini,
4. Denetimli serbestliği bozan kararın tekerrüre esas olmadığını, adli para cezası uygulanması gerektiğini,
5. Erteleme kararının kabul edilemeyecek olduğunu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği,
6. Pişmanlığını belirttiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde, sanığın Ordu Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliğine getirildiğinde kendisinin esrar kullandığı beyan etmesi karşısında evinde yapılan aramada evinin bodrumunda esrar ve içiminde kullanılan 2 adet şaşal şişenin ele geçirildiği ve sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğu anlaşılmakla; hakkında atılı suçtan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine, yükümlüklere uymaması üzerine sanığın mahkûmiyetine ve bu cezanın da 6545 Sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 7 inci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün 30.12.2014 tarihinde kesinleşdiği, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği tehdit suçunun kesinleşmesi ve Mahkemeye ihbar olunması üzerine sanığın durumu yeniden değerlendirilerek, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Sanık hakkında 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi ve aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verildiği için, bu durumda uyuşturucu madde kullanma suçları için özel bir düzenleme olması nedeniyle, aynı Kanun’un dördüncü fıkrasında belirtildiği üzere;
Sanığın erteleme süresi zarfında;
a. Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b. Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
c. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
Hâllerinde hakkındaki hükmün açıklanabileceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde işlediği “tehdit” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği gerekçesiyle, şartları oluşmadan hükmün açıklanmasında hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Ordu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2016 tarihli ve 2016/185 Esas, 2016/468 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.