YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19090
KARAR NO : 2023/2160
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 15.05.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul (Kapatılan) 68. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2016 tarihli ve 2014/1202 Esas, 2016/193 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, olay tarihinde kuşku üzerine durdurulan sanığın elinde bulunan şeffaf poşet içindeki esrar maddesini görevlilere teslim ettiği, sanığın aşamalardaki ifadelerinde güvenlik görevlilerinin yerde buldukları cismin kendisine ait olduğunu söyleyerek polis merkezine getirildiğini beyan ettiği, tutanak ve sanık savunmasına göre tutanak mümzilerinin tanık olarak dinlenip sanığın hukuki durumunun kesin ve net olarak tespit edilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile sanığın beraatine karar verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın tutarlı ve istikrarlı bir biçimde suçlamayı kabul etmediği, sanığın savunmalarını çürütebilecek nitelikte vücut izi tespitinin olmadığı, kamera görüntülerinin tespit edilmediği, aradan geçen zaman itibariyle tespitinin mümkün olmadığı, olay tarihi itibariyle sanığın uyuşturucu kullanıcısı olduğunu gösterir bir raporun da olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Mahkemece gerekçeli kararın 25.02.2016 tarihinde onaylandığı, Savcılıkça 25.03.2016 tarihinde görüldü işleminin yapıldığı, Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
04.03.2014 tarihinde, durumundan şüphelenilmesi üzerine durdurulan sanığın elinde, şeffaf poşet içinde esrar maddesi bulunduğunun görüldüğü olayda beraat kararı verilmiş ise de; sanığın savunmalarında uyuşturucu maddenin üzerinde değil yerde bulunduğunu ve ilgisi olmadığını beyan etmesi karşısında, uyuşturucu maddenin nereden ele geçirildiğine ilişkin tutanak tanıkları dinlenerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik araştırma ile hüküm kurulması, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul (Kapatılan) 68. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2016 tarihli ve 2014/1202 Esas, 2016/193 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.