YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19318
KARAR NO : 2023/4559
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/158 E., 2016/193 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı
madde bulundurma suçundan mahkûmiyet
İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2016 tarihli ve 2016/158 Esas, 2016/193 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanık hakkında önceden verilip temyiz edilmeden kesinleşmiş İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2012 tarihli ve 2011/32 Esas, 2012/130 Karar sayılı hapis cezası ile birlikte hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanması kararına uymaması üzerine aslında kesinleşen hapis cezasının aynen infazına karar verilmesi gerekirken bundan zuhul ile İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin,
08.10.2014 tarihli ve 2011/32 Esas, 2012/130 Karar sayılı ek kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca verilen 10 ay hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince geri bırakıldığı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, ancak söz konusu kararın, sanığın bildirdiği ve aynı zamanda MERNİS adresi olan adresine doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tebliğ edildiği dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğu ve bu nedenle kararın da usulsüz olarak kesinleştirildiği, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası hükümleri çerçevesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verildiği için, bu durumda, uyuşturucu madde kullanma suçları için özel bir düzenleme olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtildiği üzere;
Sanığın erteleme süresi zarfında;
1. Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
2. Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
3. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâllerinde hakkındaki hükmün açıklanabileceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde işlediği “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği gerekçesiyle, şartları oluşmadan hükmün açıklandığı, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2016/158 Esas, 2016/193 Karar sayılı kararı ile sanığın suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, buna göre; İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2014 tarihli ve 2011/32 Esas, 2012/130 Karar sayılı ek kararı ile İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2016/158 Esas, 2016/193 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2012 tarihli ve 2011/32 Esas, 2012/130 Karar sayılı kararının ise temyiz edilmeden kesinleştiği dolayısıyla temyiz incelemesine esas alınabilecek hüküm bulunmadığı anlaşıldığından dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.
B. E