YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19363
KARAR NO : 2021/9222
KARAR TARİHİ : 27.09.2021
Mahkeme : … 5. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : Mahkûmiyet
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2017/584 esasında kayıtlı … 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 13/02/2014tarih, 2012/6 esas ve 2014/38 karar sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir.
1) Sanıklar …, …, …, …, … …, …, …, …, …, … ve … hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı iptal kararının ve 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; Cumhuriyet savcısı, sanıklar …, …, …, … …, … müdafileri ile sanıklar …, …, …, …, … ve …’nın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Dosya kapsamına göre; sanık …’ın 25/10/2011 tarihli “uyuşturucu madde ticareti yapma” eylemi sabitse de; 21/10/2011 tarihli eylemi işlediğine ilişkin, sanığın inkara yönelik savunmasının aksine, kuşku sınırlarını aşan, yeterli ve kesin delil bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında koşulları bulunmadığı halde, zincirleme suç hükümlerini düzenleyen TCK’nın 43. maddesi uyarınca arttırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
b) 24/11/2015 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve hükümden sonra 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunla TCK’nın 53/3. fıkrasında yapılan değişiklik nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
3) Sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Sanık … müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteminin, hükmedilen cezanın süresine göre, 5320 sayılı Kanunun 8/1, 1412 sayılı CMUK’nun 318 ve CMK’nın 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek, duruşmasız olarak inceleme yapılmıştır.
a) 07/10/2011 tarihinde sanık …’da; 18/09/2011 tarihinde tanık …’te; 27/09/2011 tarihinde tanık …’de; 21/11/2011 tarihinde tanık …’de ; 01/11/2011 tarihinde tanık …’te; 30/09/2011 tarihinde tanık …’ta ele geçen suça konu maddelerin analizine ilişkin ekspertiz raporunun dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, bu maddelerin “uyuşturucu veya uyarıcı madde niteliğini taşıyıp taşımadığına” dair uzmanlık raporu varsa aslı ya da onaylı örneklerinin getirtilmesi, yoksa maddelerin “uyuşturucu veya uyarıcı madde niteliğini taşıyıp taşımadığına” ilişkin ekspertiz raporlarının alınması ve duruşmada okunduktan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulması,
b) Kabule göre de; 24/11/2015 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve hükümden sonra 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunla TCK’nın 53/3. fıkrasında yapılan değişiklik nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, bu nedenle Cumhuriyet savcısı, sanıklar …, …, …, … ve … müdafileri ile sanıklar … ve …’ın temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin BOZULMASINA,
27/09/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.