YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19438
KARAR NO : 2023/3559
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/790 E., 2016/174 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Osmaniye 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 11.03.2014 tarihli ve 2013/466 Esas, 2014/403 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilmiştir. Kararın 15.01.2014 tarihinde kesinleşmesi üzerine, denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.10.2014 tarihli ve 2014/444 Esas, 2014/126 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezasına, 5320 sayılı Kanun’a 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesiyle eklenen geçici 7 nci maddesi hükmü ve bu hükmün yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Karar 26.11.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
D. Sanığın 07.12.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2015 tarihli ve 2015/334 Esas, 2016/174 Karar sayılı kararının ihbarı ile yapılan yargılamada Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2015/790 Esas, 2016/174 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ceası ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü ve 230 uncu maddeleri uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması, hükmün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilinin belirtilmesi ve bunun nitelendirmesinin
belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan yalnızca sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymaması üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına dair hususlar anlatılmak suretiyle hüküm kurulması, 1412 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında Kanuna muhalefet hâli olarak saptanmıştır.
III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2015/790 Esas, 2016/174 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.
B. E.